KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/11083 E., 2012/13952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akte aykırılık nedeniyle tahliye ve aktin feshi istemine ilişkindir. Mahkemece,aktin feshi ve tahliyeye karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu iş yerinin 1.02.2009 başlangıç tarihli sözleşme ile davalı şirkete kiraya verildiğini,kiracının kiralanan taşınmaza ilave toplantı salonu Yaptığını ve kiralananın bir kısmını üçüncü kişiye kullandırdığını; yazılı ihtar üzerine davalının ilave toplantı salonunu rızasıyla boşalttığını ve ancak sözlü ihtara ve sözleşmedeki devir yasağına rağmen kiralanan taşınmazı üçüncü kişiye kullandırmaya devam ettiğini belirterek aktin feshi ve tahliyeye karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, mecurda eklenti -tadilat yapıldığı belirtilen yerin tahliye edildiğini; kiralananın bahçesindeki sundurmada bulunan ... Isı Sis iml İnş San ve Tic Ltd Şti nin de dava ile bu durumdan rahatsız olunduğunun öğrenilmesi üzerine bu adresten ayrıldığını, üçüncü kişiye kullandırma ile ilgili kendilerine yazılı ya da sözlü bir ihtar yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince. Davacı ile davalı arasında 1.2.2009 başlangıç tarihli 30.1.2010 tarihine kadar süreli kira sözleşmesi bulunduğu çekişmesizdir. Kira sözleşmesinin hususi şartlar 2.maddesinde kiralananın kısmen ya da tamamen başkasına devredilemeyeceği 4.maddesinde ise kiracının estetik görünüm, güvenlık ve kendi kullanım amacına uygun, imara aykırı olmayan tadilat yapabileceği ve her türlü onarımların bila bedel kiraya verene bırakılacağı da kararlaştırılmıştır.
Davacı tarafından ilave toplantı salonunun kaldırılması için 22.6.2009 keşide tarihihli yazılı ihtar düzenlendiği görülmekte ise de bu ihtarda kiralananın üçüncü kişiye kullandırılması, bir akte aykırılık sebebi olarak davalıya ihtar edilmemiştir.
Davacı vekili 6.9.2011 ve 15.9.2011 tarihli dilekçeleri ile de ilave toplantı salonu tahliye edildiği için bununla ilgili taleplerinden vazgeçtiklerini ancak kiralananın devir yasağına aykırı kullanımı nedeniyle tahliye ve fesih isteklerinin devam ettiğini bildirmiştir. Dosyada kiralananın bir kısmının devrine ilişkin akde aykırılığın giderilmesi için davalıya gönderilmiş süreli yazılı ihtar bulunmamaktadır.
Davacı kiraya veren akde aykırılığın giderilmesini sözlü olarak ihtar ettiğini iddia etmiş ise de, bu konuda dinlenen tanık beyanları da süreli sözlü ihtarın varlığını kanıtlayacak netlik ve yeterlilikte değildir. Bu durumda mahkemece tahliye isteminin reddine karar vermek gerekirken, kanıtlanamayan davanın yazılı gerekçe ile kabulü doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/11083, K. 2012/13952, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama