KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/11329 E., 2012/17497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davacı kiraya veren tarafından, 5.000 TL kira parası, 1630 TL elektrik, 80.00 TL su bedeli ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.977,57 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, takip borçlusu kiracı ve kefil tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bozma nedenleri dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
1- Davalı kefil ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde. Takibe ve davaya dayanak yapılan, kira sözleşmesi 01.01.2008 başlangıç tarihli ve 1 yıl sürelidir. İcra takibinde takip borçlusu olarak gösterilen, davada ise davalı olarak husumet yöneltilen ... sözleşmeyi adi kefil olarak imzalamıştır.
Adi kefil hakkında takip yapılabilmesi için 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 486.maddesi hükmü uyarınca, kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takip yapılıp da alacaklının hatası olmaksızın neticesiz kalması veya borçlu aleyhine Türkiye'de takip yapılmasının imkansız hale gelmesi gerekir. Davada bu koşullar gerçekleşmediğine göre sözü edilen madde hükmü gereğince kefil olan davalı hakkında icra takibi yapılması ve buna dayanarak dava açılması olanaksızdır.
Bu sebeple kefil davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2- Davalı kiracı ...'ın elektrik ve su bedeli alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Kiralanan işyerinin bulunduğu arsa üzerinde, işyeri olarak kullanılan başkaca bölümler ile konut olarak kullanılan kısımlar bulunduğu, bu kısımların tamamının davalı tarafından kullanılmadığı mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Alınan ek bilirkişi raporuna göre ise, söz konusu işyerleri ve konutların tamamında bulunan, tek elektrik sayacı ve su sayacının ortak kullanıldığı tespit edilmiştir. Aynı sayaçların, ortak kullanımı nedeniyle sözleşmede sorumluluğa ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasına göre davacı ancak, davalı kiracının, kullandığı elektrik ve su bedelini talep edebilir. Bu nedenle mahkemece, bilirkişi tarafından ortak olduğu
belirtilen sayaçlardan, davalı kiracının ne şekilde elektrik kullanımında bulunduğu belirlenerek, gerektiğinde, mahallinde yeninden keşif ve bilirkişi incelmesi yapılarak, davalı kiracının kullanabileceği elektrik ve su miktarı hesap ettirilerek, bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, davalının bu yöndeki itirazları değerlendirilmeksizin, elektrik ve su bedelinin tamamından davalı kiracının sorumlu tutulması isabetli değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/11329, K. 2012/17497, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama