KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/11661 E., 2012/17564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, altı adet taşınmazın ve bir adet taşınırın paylaşılmasına ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve taşınmazların cinsi, yüzölçümü, pay oranları, paydaş sayısı, imar yasası ve mevzuatı uyarınca aynen taksim edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davalıların hükmün ... plaklı traktör, ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir
Ancak her ne kadar taşınır mallardaki ortaklığın giderilmesi davalarında maktu harç alınması gerekirken (%09,9) nispi harç alınması doğru değil ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasında fayda görülmediğinden hüküm fıkrasından harçla ilgili kısmının kaldırılarak yerine “taşınmazların satış bedeli üzerinden %09.9 oranında, satışa konu traktör yönünden maktu 21,15 TL harcın taraflardan hisseleri oranında alınmasına” ibaresinin eklenmek sureti ile hükmün HUMK.nun 438.maddesi uyarınca düzeltilmesine ve bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,
2-Davalıların ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; Dava konusu edilen ve satışına karar verilen ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunun muhdesatlar hakkında mahkemece muhdesatlara ait değerin maliklerine ödenmesine karar verilmiş ise de bu husus infazda tereddüt oluşturacağından dava konusu ve satışına karar verilen taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği hesaplanarak sonucuna göre oran belirtmek suretiyle karar verilmesi gerekir. O halde yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde oranlama yapılarak satış bedelinin de bu esaslara göre dağıtılması gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/11661, K. 2012/17564, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama