KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/11757 E., 2012/13623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tahliye-Alacak
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın tahliyesi ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile davacı ile davalı arasında 15.04.2008 tarihinde kira sözleşmesi akdedildiğini, davalının 2008 yılının 11.ayından itibaren kira paralarını ödemediğini, noterden gönderilen 09.02.2011 düzenleme tarihli ve 18.03.2011 düzenleme tarihli ihtarnamelerin tebliğine rağmen ödeme yapmadığını belirterek davalının kiralanandan tahliyesine, toplam 4.125 TL kira alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kira borcu olmadığını, kira paralarını ödediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, iki haklı ihtarın koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalının kiralanandan tahliyesine ve kira alacağının tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere göre davalının aşağıda belirtilen bozma nedenleri dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
1-Davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçlar Kanunu'nun 260.maddesinde muaccel olan kira parasının ihtara rağmen 30 günlük ödeme süresi içinde ödenmeyerek temerrüde düşülmesi halinde akdin feshedileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu madde hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel (istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
6570 sayılı Yasa'nın 7/e maddesindeki düzenleme ile de kira bedelinin vaktinde ödenmemesi nedeniyle haklı olarak bir yıl içinde kendilerine iki defa yazılı ihtar yapılan kiracılar aleyhine ayrıca ihtara gerek kalmaksızın akdin hitamında kiraya verene tahliye davası açma hakkı tanınmıştır.
Olayımıza gelince; hükme esas alınan taraflar arasında düzenlenmiş olan 15.04.2008 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kiralananın boş arazi olduğu yazılı olup, Borçlar Kanunu'nun adi kira hükümlerine tabidir. Olayda 6570 sayılı yasanın 7/e maddesi uygulanamayacağından ihtilafın Borçlar Kanunu'nun adi kiraya ait hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Ancak davalıya gönderilen ihtarnamelerde yukarıda açıklandığı üzere otuz günlük süre verilmediğinden, BK.nun 260.maddesine uygun temerrüt ihtarı niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından bu maddeye dayanılarak da tahliye kararı verilemeyeceğinden tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
2- Davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, 2008 yılının 11. ayından itibaren birikmiş toplam 4.215 TL kira alacağının yasal faiziyle birlikte tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı borçlu, davadan sonra yaptığı ödemelere ilişkin belgeler ibraz etmiştir. Bu belgelerin dava konusu alacağa ilişkin olup olmadığı üzerinde durulup, dava konusu alacakla ilgili varsa ödemeler mahsup edildikten sonra bulunacak miktar üzerinden sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/11757, K. 2012/13623, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama