KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12031 E., 2012/14391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi, istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüyle ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm tüm davalılar ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, yargılama giderinin payları oranında taraflara ait olduğunun anlaşılmasına göre, davalı ... Müdürlüğünün tüm davalı ... ve davacı ...'un aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarına gelince. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Olayımıza gelince; Davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan yapıların ayrı ayrı davalı ... ve davacı ...'a ait olduğuna ilişkin ihtilaf yoktur. Nitekim davalı ... Müdürlüğünün 05.01.2010 tarihli 49 sayılı Muratpaşa Tapu Sicil Müdürlüğüne yazdığı yazıda da taşınmaz üzerinde davalı ... ve davacı ...'e ait gecekondular olduğundan bahisle adlarına olan tapu kaydındaki tapu tahsis şerhi nedeni ile ./..
-2-
tapularının verildiği kabul edildiği gibi davalı ... vekili de, temyiz dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz da taşınmaz üzerinde müvekkiline ait muhdesat olmadığını belirtmiştir. Bu durumda yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda taşınmazın toplam değeri ile muhdesatların değerine göre oran kurularak, satış bedelinden, muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahipleri paydaşlara verilmesi, kalan bedelin ise tapudaki payları oranında paydaşlara dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde muhdesatların davacı ve davalı ...'ye ait olduğu nazara alınmadan karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12031, K. 2012/14391, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama