KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12039 E., 2012/12257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Davacı, davaya konu taşınmazda paydaş olduğunu, davalı ...'in davaya konu taşınmazda bir kısım paydaşların payını satın aldığını, yasal süresi içerisinde önalım hakkını kullandığını, önalım hakkı nedeni ile davalının payının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise davacının satışa rızası olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş mahkemece davacının pay satışına rızası olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşa o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve o payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkına konu payın dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde davacının HMK.nun 125 maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı olduğundan dilerse davayı yeni satın alan şahsa yöneltir, dilerse davasını tazminata dönüştürerek davalı hakkındaki davasını devam ettirir. Bu nedenle davacıya seçimlik hakkını kullanması için önel verilmelidir. Önalım hakkına ilişkin payın satış yapan önceki paydaşa dönmesi davacının ilk satışla doğan önalım hakkını kullanmasına engel değildir.
Bu gibi hallerde ilk satış bedeli ile ikinci satış bedeli farklı ise davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı önem kazanır. Önalım davası açıldıktan sonra davaya konu payı satın alan kimse önalım davasının açıldığını bilerek kötü niyetle iktisap etmişse davacı daha düşük ise ilk satış sözleşmesindeki satış bedeli ile, aksi halde son satış bedeli ile sorumludur. Davacının davayı yönelttiği kimsenin kötü niyetli olduğunu iddia etmesi halinde, davacı bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İkinci satış fazla bedelle ilk satan paydaşa yapılmış ise o kimse ilk satışın tarafı olduğu için kötü niyetli olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca kötü niyetin kanıtlanmasına gerek yoktur.
Olayımıza gelince. 2.12.2008 tarihinde davaya konu taşınmazın 4/5 payının davalı ... tarafından satın alınması üzerine davacı tarafından önalım isteminde bulunulmuştur. Bu itibarla davacının önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Ne var ki davalı hakkında,23.12.2008 tarihinde açılan dava ile önalım hakkının kullanılması üzerine, davalının, önalım hakkına konu edilen 4/5 payını , dava dışı...e 24.8.2009 tarihinde resmi satış yoluyla devrettiği görülmektedir.Mahkemece davacı tarafa HMK.nun 125.maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkının hatırlatılması ve seçimlik hakkını kullanmak üzere mehil verilmesi gerekir. Dava önalım hakkına konu payı iktisap eden kişiye yöneltilirse davaya onun hakkında devam edilir.
Mahkemece davacı tarafa HMK.nun 125.maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilkde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12039, K. 2012/12257, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama