KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12074 E., 2012/11632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması-Tahliye
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibinde düzenlenen ödeme emrine borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, icra inkar tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece borçluların itirazlarının kaldırılmasına, davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına, tahliye davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine karar davalı borçlular tarafından reddedilen alacak kısmına yönelik olarak davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İ.İ.K.’nun 4949 Sayılı Kanun’la değiştirilen 363. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi ve İ.İ.K’na 4949 Sayılı Kanunla eklenen ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranı nazara alınarak temyiz konusu edilen uyuşmazlık miktarı karar tarihi itibariyle 4.420 TL’yi geçmediği ve kesinlik sınırı içerisinde kaldığı anlaşıldığından mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE karar verilmiştir.
2-Davalı ...’ın temyiz itirazlarına gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan davalı kiracı ...’ın temyiz itirazlarının reddine,
3- Davalı Tuna Koç’un temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan, 10/09/2004 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesini, davalı Tuna Koç kefil olarak imzalamıştır. Takibe konu kira alacağı ise yenilenen kira dönemine ilişkindir.
Kira sözleşmelerinde kefilin sorumluluğu, kural olarak kira süresi ile sınırlıdır. Kira süresinin, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun'un 11. maddesi gereğince uzadığı hallerde, uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için, kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için de devam edeceğinin sözleşmede kararlaştırılmış olması yeterli değildir. Bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması şarttır. Başka bir ifade ile ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir. Hakim, bu yönleri resen dikkate almakla yükümlüdür.
Somut olayda; temyiz eden davalı kefil, kira sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Taraflarca sözleşmede kefilin azami sorumlu olacağı süre ve miktar belirlenmemiştir. Bu nedenle kefilin sorumluluğu, sözleşmede belirlenen bir yıllık kira süresi ile sınırlıdır. Takibe konu kira borcu uzayan döneme ilişkin olduğundan, davalı Tuna Koç hakkındaki itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12074, K. 2012/11632, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama