KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12093 E., 2012/14160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan Maliye Hazinesi tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iki adet taşınmaz ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince davaya konu taşınmazların paydaşları arasında bulunan ... kızı ...’nın mirasçılık belgesi dosya arasında bulunmamaktadır. Her ne kadar ... ’ın mirasçılık belgesi dosyaya sunulmuş ve bu mirasçılık belgesinde kızı olarak ...’nın mirasçıları gösterilmiş ise de sunulan bu veraset ilamı ... ...’ın mirasçılarını göstermektedir, Öte yandan taşınmazların tapu kayıtlarında paydaşlar arasında ... olduğu halde bu kişi yerine ... taraf olarak gösterilmiş ve adı geçenin 12/10/2011 tarihli duruşmada yapılan kimlik tespitinde adı ... olarak yazılmış olmasına rağmen mahkemece tapu kaydı ile taraf olan kişinin ismindeki bu farklılık üzerinde durulmamıştır.
Davaya konu edilen ve satışına karar verilen 691 nolu parselde ise pay toplamı ile payda toplamının birbirini tutmadığı görülmüştür.
Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar üzerinde durularak paydaş ...’nın mirasçılık belgesinin ilgilisinden temini ile taraf teşkilinin buna göre sağlanması, paydaş
./..
-2-
... ile davalı ...’nın aynı kişi olup olmadığı üzerinde durularak gerektiğinde ilgilisine tapu kaydında isim tashihi davası açmak üzere süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi, davaya konu 691 nolu parsel yönünden ise tapu kaydı pay-payda eşitsizliğinin giderilerek ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taşınmazların ortaklığının satılarak giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de 492 Sayılı Harçlar Yasasının mükerrer 138.maddesinin sonuna eklenen fıkra gereğince 31.12.2009 günlü resmi gazetede yayınlanan Harçlar Yasası'nın Genel Tebliğinin 1 sayılı tarifesinin karar ve ilam harcı bölümünde belirtildiği gibi taşınmazın satış bedeli üzerinden %09,9 (binde 9,9) harç alınması gerekeceği gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde 0/09,9 harç alınmasına karar verilmesi ve Harçlar Yasası'nın 13/j maddesi gereğince hazine harçtan muaf olduğu halde Hazinenin harçla yükümlü tutulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12093, K. 2012/14160, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama