KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12199 E., 2012/13796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri karşılıklı olarak temyiz etmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacı vekili, davalının müvekkiline ait tesislerde kiracı olduğunu, davalının 2004 yılı bakiye kira parası ve 2005/Nisan ayından takip tarihine kadar kira paralarını ve gecikme cezasını ödemediğini, ödenmeyen kira paraları ve gecikme cezasının tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2006/19 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı cevap dilekçesinde ve aşamalarda, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle kiralananın kullanılamadığını, buna ilişkin olarak açılan davada Reşadiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/70 esas ve 2007/8 karar sayılı dosyasında işyerinin davalının kusurlu davranışları nedeniyle çalıştırılamadığının tespit edildiğini, kullanılamayan bir yer için kira parası istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi hesaplaması doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan başlangıç tarihleri 28.02.2003 ve 10.03.2003 olan 5’er yıl süreli halı saha ve kapalı yüzme havuzu kira sözleşmeleri konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sözleşmelerin 3 ve 5.maddeleri ortak hükümler içermekte olup buna göre kira paralarının her ayın 15’inde aylık taksitler halinde ödeneceği ve ödenmeyen kira bedelleri için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51.maddesinde belirtilen gecikme zammı uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Davaya konu ... İcra Müdürlüğünün 21.03.2006 tarih ve 2006/19 sayılı icra takibinde alacaklı.
05.07.2004 tarihli sulh sözleşmesinde ödenmesi taahhüt edilen 2004 yılı bakiye 9.000.- TL kira parası ile Nisan/2005’ten Şubat/2006’ya kadar ödenmeyen 50.007.- TL kira parası ve gecikme zammının tahsili talebinde bulunmuştur. Davalı borçlu takibe konu alacağa ilişkin olarak kiralananın kullanıma elverişle halde olmadığını, bu durumun davacının kusurlu işlem ve eylemlerinden kaynaklandığını, konuya ilişkin olarak kesinleşmiş yargı kararı bulunduğunu savunmuştur.
Temyize konu dosya içinde gönderilen Reşadiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/70 esas ve 2007/8 karar sayılı dava dosyasında, kiralanan tesislerin 01.10.2004 -13.05.2005 tarihleri arasında kullanılamadığı bunun da davalı belediyenin sözleşmeye aykırı tutum ve davranışlarından kaynaklandığı tespit edilerek davacı kiracı yararına 15.000.- TL maddi tazminata hükmedilmiş ve karar 01.03.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
Kesinleşmiş yargı kararı ile tespit edilen bu döneme ilişkin tazminat tutarı belirlenirken ödenmesi gerekli kira paraları da kiracının giderleri arasında gösterilerek tazminat tutarından mahsup edilmiş olduğundan bu döneme ilişkin kira parasının tahsiline karar verilemeyecektir.
Ne var ki takibe konu alacak 2004 yılı bakiye kira parası ile Nisan/2005-Şubat/2006 arası kira alacağını kapsamakta olup, dava ve takip konusu edilmeyen 2005/1,2,3 aylara ilişkin kira paralarının eldeki davada alacaktan mahsup edilmesi doğru olmayıp karar bu yönü ile hatalıdır. Mahkemece belirtilen bu esaslar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12199, K. 2012/13796, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama