KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12285 E., 2012/14918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava 9 adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 2092 nolu parsel yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddi ile diğer parseller yönünden taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından 907 ve 5290 nolu parsellere yönelik olarak temyiz etmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Olayımıza gelince; satışına karar verilen 907 parselde 3200 m2lik alanda ve 5290 nolu parselin tamamı üzerindeki bağın davalılara ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda muhtesatın ve arzın taşınmazın tümüne oranı belirlenmek suretiyle satış sonunda elde edilecek bedelin hükümde açıkça gösterilecek bu oranlar doğrultusunda dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, her hangi bir oranlama içermeyen bilirkişi raporuna atıfta bulunulmak suretiyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12285, K. 2012/14918, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama