KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12382 E., 2012/12985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali-Tahliye
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptali isteminin kısmen kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalının tahliye hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanununun 260. maddesi gereğince temerrüt sebebine dayalı tahliye davasını kiralayanın açması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malikin yada kiralananı sonradan iktisap eden kimsenin önceden kiracıya ihbar göndererek malik olduğunu, kira bedellerinin bundan sonra ödenmesini istediğini bildirmesi, sonuçsuz kalırsa şartları haiz temerrüt ihtarı tebliğ ettirmesi, ondan sonra dava açması icap eder.
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 01.03.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi davalı kiracı ile dava dışı ... arasında imzalanmış olup, davacı akdin tarafı değildir. Davacı kiralayan olmayan malik sıfatı ile bu davayı açmıştır. Dosyaya sunulan tapu kaydından bağımsız bölümün ½ payının davacıya, ½ payının dava dışı ...’na ait olduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama aşamasında davacı vekili tarafından ...'dan alınan vekaletname dosyaya sunulmuştur. Müşterek mülkiyet esasına tabi taşınmazda davacının tek başına akdin feshini istemeye hakkı bulunmamaktadır. Gerek kiracıya ihtarname gönderilmesi ve gerekse dava açılması sırasında Medeni Kanunun 624.maddesi gereğince pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanmış olması gerekir.
Davadaki bu eksikliğin sonradan giderilebilmesi mümkün ise de davanın dayanağını teşkil eden icra takibindeki eksikliğin davadan sonra tamamlanması mümkün değildir. Bu yönüyle ihtarlı ödeme emri akdin feshi yönünden hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece tahliye isteminin bu nedenle reddi gerekirken, yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12382, K. 2012/12985, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama