KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12447 E., 2012/15164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sekiz adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş,hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.nun 27.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Dosya arasında mevcut tapu kaydında paydaş (ortak) olarak gözüken ...' a ait mirasçılık belgesi incelendiğinde mirasçılarından oğlu ...'ın davada taraf olarak gösterilmediği,adı geçen mirasçının davaya dahil edilmeden hüküm verildiği anlaşılmıştır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup hakim re'sen her aşamada dikkate almalıdır. Mahkemece ...'ın sağ ise kendisinin, ölü ise ibraz edilecek mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya dahil edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken,taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan taşınmaz paydaşlarından ... adının ... kızı ... olarak düzeltilmesine ilişkin mahkeme ilamının infazı sağlanıp güncel tapu kaydının dosya içerisine konulmamış olması ve 170 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın değerinin taşınmazın toplam değerine oranlanması suretiyle bulunacak oran dahilinde muhdesat bedelinin muhdesat sahibine ödenmesine karar verilmemiş olması da doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12447, K. 2012/15164, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama