KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12645 E., 2012/12391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, yedi adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, iki adet taşınmazda ortaklığın aynen taksim sureti ile beş adet taşınmazda ise satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre satışına karar verilen 1363, 1359, 101, 102 ve 103 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava konusu edilen ve aynen taksimine karar verilen 99 ve 124 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen 124 ve 99 parsel sayılı taşınmazların aynen taksim edilmesine karar verilmiştir. Ne var ki, aynen bölünmesinin mümkün olduğuna ilişkin teknik bilirkişinin düzenlendiği ifraz projesi onay makamı olan belediye encümenine gönderilmemiştir. Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişinin düzenlediği ifraz krokisinin onay makamı olan belediyeye gönderilerek belediye encümeninden İmar Yasası ve mevzuatına göre bölüştürmenin mümkün olup olmadığı yolunda onay alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yazılı şekilde karar doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12645, K. 2012/12391, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama