KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12649 E., 2012/11999 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince dava konusu taşınmaz üzerindeki muhtesatların aidiyeti konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakta olup, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda muhtesatların değerlerinin toplam değere oranları ayrı ayrı belirlenmiş olmasına rağmen, mahkemece “A bölümündeki muhtesatların zemine oranlamasının davacı lehine, B bölümündeki muhtesatların zemine oranlamasının davalı ... lehine, C bölümündeki muhtesatların zemine oranlamasının davalı ... mirasçıları lehine” şeklinde infazda tededdüt oluşturacak şekilde oran belirtilmeden hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
FH
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12649, K. 2012/11999, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama