KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/13072 E., 2012/12943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki adet taşınmazda paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazların satılması suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya konu her iki taşınmazın paydaşlarından ...'in mirasçılarından ..., ..., ... ve ... ile yine paydaş ...'in mirasçıları arasında yer alan 1938 doğumlu ..., davada taraf olarak gösterildiği halde davaya katılımları sağlanmamıştır.
Bu durumda, yukarıdaki esaslar doğrultusunda davada taraf teşkilinin tamamlandığından sözedilemeyeceğinden mahkemece, adı geçen mirasçıların öncelikle davaya katılmaları sağlanarak oluşacak taraf teşkilinden sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Kabule göre de;
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Davaya konu 1000 Ada 1 No''lu Parsele ilişkin tapu kaydında, "tasarruf krokisinde A harfli ahşap evin paydaş ...'e, B harfli ahşap evin paydaş ...'e, C harfli ahşap evin de paydaş ...'e" ait olduğuna dair beyanlar hanesinde şerh bulunmaktadır. Ayrıca, kesinleşen mülkiyetin tespiti davasında, iki katlı ahşap ev, besi ahırı, samanlık ve çeşitli nitelikteki ağaçların, davalı paydaş ...'e ait olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında da, davaya konu taşınmaz üzerinde bütünleyici parçaların mevcut olduğu belirlenmiş, ... ve ...'e ait ahşap evlerin varlığından sözedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece öncelikle taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda belirtilen esaslar gözönünde bulundurularak, mülkiyeti ihtilafsız olan bütünleyici parçalara isabet eden oranların tespit olunarak satış bedelinin bu oran doğrultusunda (bütünleyici parçalara isabet eden değerin sahiplerine, arsaya isabet eden oranın da tapudaki payları nisbetinde paydaşlara) dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan ve sadece ...'e ait bütünleyici parça ile ilgili kesinleşen tespit kararından bahsedilerek oran kurulmadan satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/13072, K. 2012/12943, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama