KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/13225 E., 2012/11161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptaline, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm alacağa ilişkin davalı kefil ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalılardan ...n müvekkiline ait dükkanda 1.9.2009 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalı ... ...'ın sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, kira bedelleri ödenmediğinden borçlular aleyhine icra takibi yaptığını, davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.9.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi kiracı Serkan Kiraz ve kefil ... tarafından imzalanmıştır. Davacı, kiracı ve kefil hakkında haciz ve tahliye istemli olarak 20.12.2010 tarihinde başlattığı icra takibi ile ödenmeyen 2010 yılının Ekim, Kasım ve Aralık ayları kira parası ile sözleşme gereği muaccel olan dönem sonuna kadar olan kira paralarının tahsilini istemiştir.
Davalı ... sözleşmenin kefili olup sözleşme süresince sorumludur.
Borçlar Kanununun 484.maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde düzenlenmesi sözleşme süresinin ve kefilin sorumlu olacağı miktarın açıkça gösterilmesi gerekir.Takibe konu aylar kira parası kefilin sorumlu olduğu sözleşme süresi içerisinde kalmayıp uzayan dönem içinde kaldığından kefilin sorumlu tutulması doğru değildir.Bu nedenle itirazın iptali davasının davalı kefil yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/13225, K. 2012/11161, 5 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama