KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/13370 E., 2012/15557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldi. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, bir kısım davacıların miras bırakanı ... ve davacı ... ile davalı kiracı ... arasında düzenlenen 1.1.1989 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak, 1.2.2010 tarihinde Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2010 / 1478 sayılı dosyasında başlattıkları icra takibi ile aylık 10.500 TL'den Aralık 2008- Şubat 2010 arası aylar kirasının tahsilini talep etmiş, takibe itiraz edilmesi üzerine de işbu dava ile itirazın iptalini istemişlerdir.
Yargılama sırasında davalı, dayanılan kira sözleşmesinin 31.12.2005 tarihine kadar devam ettikten sonra, belediyenin şehir içinde otomobil, tamir, bakım ve servis hizmetlerinin sunulamayacağına ilişkin 31.12.2001 tarihli kararı gereğince sona erdirildiğini, aynı taşınmaz hakkında davacı yanın 1.1.2006 tarihinde dava dışı ...
Tic Ltd Şti ile kira sözleşmesi yaptığını, kira paralarının da yeni kiracı şirketten tahsil edildiğini, takip konusu edilen dönemde kendisi kiralananda kiracı olmadığından kira paralarından sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Davalının kiralananda başlangıçta yukarıda belirtilen kira sözleşmesi ile kiracı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Bir kira sözleşmesi ya tarafların ortak iradesi, ya bir yargı kararı ya da kiralananın yok olması ile sona erer.
Kiralananın el değiştirmesi, bir başkasına satılması ya da kira sözleşmesinin yok olması veya yırtılması sözleşmeyi sona erdiren nedenlerden değildir. Her ne kadar davada dayanılan kira sözleşmesi taşınmazın 1 / 2'şer paydaşları miras bırakan ... ve ... tarafından davalı ile düzenlenmiş, sonrasında paydaş ... 1.1.2006 tarihinde dava dışı ...
Tic Ltd Şti ile kira sözleşmesi yapmış ise de, yine bu ikinci yapılan kira sözleşmesi, ilk yapılan kira sözleşmesinin ortadan kaldırıldığı ya da feshedildiği anlamına gelmez. Zira ikinci sözleşmenin tarafları farklı olup davada dayanılan kira sözleşmesi halen ayaktadır ve geçerliliğini sürdürmektedir. İkinci sözleşmenin kiracısı şirketin kira parasını ödüyor olması, davalıya taraflara şahsi hak sağlayan kira sözleşmesinden kaynaklanan ./..
edimlerini yerine getirmemesi hakkı bahşetmez. Davalı, dayanılan kira sözleşmesinin feshedildiğini, kiralananın yöntemine uygun şekilde kiraya verene teslim edildiğini kanıtlayamadığına göre, davacıların 1.1.1989 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak kira paralarının tahsili konusunda davalı hakkında icra takibi yapmalarında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemenin davacı ...'ın davadan feragat ettiği de göz önünde bulundurarak, işin esası hakkında bir karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/13370, K. 2012/15557, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama