KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/13614 E., 2012/15595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre hükmün esasına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, taviz bedeli, eski vakıflar hukuku açısından "rakabe" kuru mülkiyet hakkı karşılığı, tasarruf (intifa-yararlanma-kullanma) hakkı bedeli, icare ve mukataa (kira) karşılığı anlamına gelmekte olup vergi niteliğinde değildir. Mukataalı ve icareteynli taşınmazların serbest tasarrufa terki için alınan bir bedeldir.
2762 Sayılı V.K.'nun 26. maddesi gereğince vakıf taşınmaz malların icareteynli ve mukataalı olarak kiraya verilmesi yasaklanmış, daha önce verilenlerin ise 2762 Sayılı Kanunun 27 ve 28. maddelerini değiştiren 4103 Sayılı Yasa ile tasfiyesi öngörülmüştür.
2762 Sayılı Vakıflar Kanununun 29/1 maddesinde on yıl içinde bu kanun hükümlerine göre taviz vermek yolu ile icareteyn veya mukataa kayıtları terkin edilmiş olan taşınmazların mülkiyetinin on yıl sonunda kendiliğinden mutasarruflarına geçeceği ve vakfın hakkınında ivaza dönerek taşınmazın tamamının bu ivaz karşılığı birinci derece ve birinci sırada ipotekli sayılacağı açıklanmıştır.
Maddede açıklanan ve taviz bedeli olarak isimlendirilen ivaza (bedele) dönüştürülen vakıf alacağının icare ve mukataa bedeli olduğu şüphesizdir. Anılan kanun hükmüne göre taviz bedeli bir gayrimenkul mükellefiyetidir. Türk Medeni Kanununun taşınmaz yükünün (mükellefiyetinin) niteliğini düzenleyen 849. maddesinde taşınmaz malikinin değişmesi halinde yeni malikin başka bir işleme gerek bulunmaksızın taşınmaz yükünün yükümlüsü olacağı belirtilmiştir.
Bu nedenle taşınmaz mükellefiyeti niteliğini alan taviz bedelinden, yeni malikin sorumlu tutulması gerekir.
Öte yandan 20.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 18. maddesinde taviz bedelinin paydaşlığının giderilmesi davasının sonucu satışına karar verilen taşınmazın satışından elde edilecek bedel üzerinden hesaplanacağı, taviz bedelinin tamamı vakıf adına ödenmedikçe taşınmaz üzerindeki temliki tasarrufların tapu dairelerince tescil olunmayacağının düzenlenmesi karşısında taviz bedelinin sorumlusunun yeni malik olduğu açıkca anlaşıldığından taviz bedelinden paydaşlığın giderilmesi davasının tarafları
sorumlu tutulamaz. Açıklanan bu hukuki olgu gözetilmeden yazılı şekilde satış bedelinin %10 u oranında taviz bedelinin ...'ne verilmesine karar verilmesi doğru değilse de bu yanlışlığın düzeltilmesi için hükmün bozularak yeniden duruşma yapılmasında fayda görülmediğinden hüküm fıkrasından ''..Kütahya İli, ... İlçesi, ... Caddesi 1 Blok 2 Kat 5 bağımsız bölüm, Kütahya İli, ... İlçesi, ...
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/13614, K. 2012/15595, 28 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama