KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/13654 E., 2012/13794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Menfi tespit
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili hakkında ...İcra Müdürlüğünün 2009/11656 sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, takipte 2009 yılı Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ait kira bedellerinin tahsilinin istendiğini, taraflar arasında 07.12.1999 tarihli kira sözleşmesi ve 19.03.2007 tarihli ek protokol akdedildiğini, sözleşmenin 7.maddesinde bir ay öncesinden bildirim şartı ile kiracıya fesih hakkı verildiğini, anılan hüküm gereğince müvekkili tarafından 10.06.2009 tarihli ihtarname ile tahliye isteminin davalıya bildirildiğini,
kiralananın anahtarının da 06.08.2009 tarihinde notere tevdi edildiğini belirterek takibe konu alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise, davacının taşınmazı kira süresi dolmadan hasar vererek tahliye ettiğini, kiralananda yaptırılan tespitte hasar bedelinin 5.950.- TL olduğunun belirlendiğini, davacı ile yapılan protokole göre sözleşme süresinin 07.12.2012 tarihine kadar uzatıldığını, protokolde üç ay öncesinden bildirim şartı getirildiğini, davacının bu koşullara uymadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 07.12.1999 başlangıç tarihli ve altı yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 7.maddesinde kiracının bir ay önceden haber vermek şartıyla sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesine ek olarak taraflar arasında akdedilen 19.03.2007 tarihli protokol ile sözleşme süresi 07.12.2012 tarihine kadar uzatılmıştır.
Anılan protokolün 4.maddesinde “kira sözleşmesinin bitim süresinden 3 ay öncesinde noter kanalı ile yapılacak bildirim ile taraflar arasındaki sözleşme karşılıklı olarak fesih edilecek, taraflar bu fesih dolayısıyla birbirlerinden herhangi bir talepte bulunmayacaklardır” denildikten sonra 5.maddesinde; protokolün başlangıçta imzalanan kira sözleşmesinin eki olup sözleşmeden ayrı olarak yorumlanamayacağı ve kira sözleşmesinin protokole aykırı olmayan diğer hükümlerinin aynen uygulanacağı belirtilmiştir.
Sözleşme ve protokol hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bir ay öncesinden bildirimde bulunarak kiracıya verilen fesih hakkı 19.03.2007 tarihli protokol ile bertaraf edilmediği anlaşılmakta olup mahkemenin buna yönelik kabul ve uygulaması yerindedir. Kiracı tarafından keşide edilen feshi ihbar bildirimi 13.06.2009’da, kiralananın anahtarlarının notere tevdi ve teslim edildiğine ilişkin emanet tutanağı da 14.08.2009’da davalı kiralayana tebliğ edilmiştir.
Bu durumda feshi ihbarının süresinde olduğu kabul edilebilir ise de anahtarın davalı kiralayana teslim edildiği tarih olan 14.08.2009 tarihine kadar işleyen kira paralarından davacı sorumludur. Bu bakımdan alacaklının 14.08.2009 tarihine kadar olan kira paraları yönünden icra takibi yapmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Mahkemece, belirtilen bu hususlar nazara alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/13654, K. 2012/13794, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama