KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/13686 E., 2012/16531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraf teşkili dava şartı olup, usulünce taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilemez. Taraf teşkili sağlanmadan yargılama konusu uyuşmazlık hakkında karar verilmesi halinde usul hükümlerinin açıkça ihlali söz konusu olduğundan, temyiz incelemesinde, resen nazara alınarak kararın bozulmasına karar verilebilir. (HUMK md. 439/2)
Somut olayda, dava dilekçesi, davalının yurt dışında yaşadığından tebliğ edilmemiştir. Yurt dışı adresi İl Emniyet Müdürlüğünden sorulmuş Finlandiya olarak belirtilmiş ise de açık adresi belirtilmemiştir. Jandarma tarafından yapılan araştırmada da, davalının Finlandiya'da gurbetçi olarak çalıştığı, ne zaman köyüne geleceğinin bilinmediği belirtilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırmalara rağmen davalının adresi tespit edilemediğinden yerel gazetede ilanen tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanması yoluna gidilmiştir. Davalının yurt dışında yaşadığı belirtilmesine rağmen yerel gazetede ilan yapılması nedeniyle taraf teşkili sağlanması Teb.K.nun 28 ve tebligat tarihinde yürürlükte bulunan Teb. Tüz. 46 ve 47. maddelerine aykrıdır. Kaldı ki dosya içerisinde tebliğ evrakının ve ilan suretinin Teb.
K.'nun 29/2 maddesi gereğince divanhaneye asıldığına dair tutanakta bulunmamaktadır. Bu nedenle davada usulüne uygun taraf teşkili sağlandığı söylenemeyeceği gibi, yurt dışında yaşadığı belirtilen davalıya çıkartılan gerekçeli kararın da komşusunun imzasız, imzadan imtina etmiş ise buna ilişkin şerh içermeyen beyanı ile tarlaya gittiğinden bahisle Teb. K.'nun 21/1 maddesine göre tebliği de usulsüzdür. Bu nedenle davada usulüne uygun taraf teşkili sağlandığı söylenemez.
İlanen tebligatın son çare olması nedeniyle, davalının halen yurt dışında yaşayıp yaşamadığı, Tebligat Kanununun 28-29 ve yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerince öncelikle davalının Adres Kayıt Sistemine kayıtlı yurtiçi veya yurdışı adresi bulunup bulunmadığı üzerinde durularak adresinin tespiti yoluna gidilmesi, bu şekilde adresinin tespit edilmemesi halinde, Teb.
K.'nun 28-29 ve Yönetmeliğin 48 ve 49 maddesi çerçevesinde gerekli ve yeterli araştırma yapılarak, buna rağmen adresinin tespit edilmemesi halinde, yasa ve yönetmelikte belirlenen ilanen tebligat usullerine riayet edilerek tebligat yapılması gerekirken usulünce taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/13686, K. 2012/16531, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama