KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/14125 E., 2012/16521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, arsa olarak kiraya verilen taşınmazda, kira süresinin sona ermesi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 28.04.2004 başlangıç tarihli ve 30.10.2010 bitiş tarihli kira sözleşmesi ile müvekkiline ait 12 parsel no'lu arsayı kiraladığını, 20.08.2010 tarihli ihtarname ile de kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin, ihtar edildiğini ihtarnamenin de 21.10.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen davalının kiralananı tahliye etmediğini belirterek davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kira sözleşmesinin yenilendiğini, kira paralarını Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/219 Değişik İş dosyasından belirtilen tevdi mahalline yatırdığını, davanın reddini savunmuştur.
Ayrıca taşınmazın niteliğinin tespiti açısından yapılan keşif sırasında, davacının dayandığı kira sözleşmesi ile değil, 30.04.2004 başlangıç tarihli 30.10.2010 bitiş tarihli 11, 12 ve 13 parsel no'lu taşınmazlarla ilgili kiraya verenleri davacı ... ile dava dışı.... ve A.... olan kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu belirterek dosya içerisinde bulunan tevdi mahalli dosyasında da mevcut olan kira sözleşmesini delil olarak ibraz etmiştir.
Davacı tarafından davalının cevap süresi içinde söz konusu sözleşmeyi ileri sürmediğinden, sonrasında ileri sürülemeyeceğini, buna muvafakat etmediklerini beyan etmelerine göre mahkemece davalının cevap süresinden sonra dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesinin savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu kabul edilerek, davacının dayandığı kira sözleşmesine göre akdin süresinin sona ermesi nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki akdi ilişkide, 28.04.2004 başlangıç tarihli davalı ile davacı arasında imzalanan 12 parsel sayılı taşınmazla ilgili kira sözleşmesinin mi yahut, 30.04.2004 tarihinde 11,12 ve 13 sayılı parsel malikleri ile imzalanan kira sözleşmesinin mi uygulanacağına ve yargılama sırasında bu hususun sonradan ileri sürülmesinin savunmayı genişletilmesi kapsamında sayılıp sayılmayacağına ilişkindir.
Yapılan keşif ile kiralananın sonradan imzalanan 2.kira sözleşmesine göre kullanıldığının tespit edilmesi ve aynı mahiyette olan sözleşmenin sonraki tarihte ve davalı kiracının ihtiyacına göre 3 adet parselin kiralanması için düzenlenmiş olmasına göre, tarafların yenileme iradesini yansıttığından, sonradan düzenlenen 30.04.2004 tarihli kira sözleşmesinin yürürlükte olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda davacı ilk yapılan kira sözleşmesine göre kiralananın tahliyesini talep edemez. ..
Davalı, cevap dilekçesinde, kiracılığı kabul etmiş ise de, davacının dayandığı kira sözleşmesinin geçerli olduğuna ilişkin ikrarı olmadığı gibi, delil listesinde beyan ettiği, tevdi mahalline ilişkin Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/219 Değişik İş dosyasında da, açıkça 30.04.2004 tarihli 11,12 ve 13 parsel sayılı taşınmazları kapsayan kira sözleşmesine dayanmıştır.
Bu durumda, davacı ile davalı arasında uyuşmazlığın keşif sırasında açığa çıkması, savunmayı genişletme ve değiştirme olarak düşünülemez. Buna göre taraflar arasında 11, 12 ve 13 parsel malikleri ile imzalanan 30.04.2004 tarihli kira sözleşmesi geçerlidir. Tahliye şartlarının da bu sözleşmeye göre değerlendirilmesi zorunludur.
Davalının kiracılığına ilişkin 30.04.2004 başlangıç tarihli ve 30.10.2010 bitiş tarihli kira sözleşmesini kiralayan olarak Davacı ... ile dava dışı .... ve .... imzalamıştır. Kira sözleşmesinde kiralayan üç kişi olduğu halde süre kesici ihtarname, geçerli olmayan sözlemeye istinaden sadece 12 parsel no'lu taşınmaza yönelik olarak davacı tarafından keşide edilmiş ve 12 parsel no'lu taşınmaza yönelik tahliye talep edilmiştir.
Tahliye hakkı bölünemeyeceğinden birlikte kullanılan kiralanan taşınmazın bir kısmından da tahliye talep edilemez. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/14125, K. 2012/16521, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama