KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/14137 E., 2013/6375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece tapuda gösterilen bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu 351 No’lu parselde paydaş Mustafa Üçer 10.70 m2'ye karşılık gelen payını 14.02.2011 tarihinde 20.000 TL bedelle, paydaş Yakup Atış mirasçıları da 31.11 m2'ye karşılık gelen paylarını 03.05.2011 tarihinde 32.000 TL bedelle davalıya satmışlardır. Davacılar ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçekte payın 500 TL / m2 bedelle satın alındığını iddia etmiştir.
Davacılar bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddialarını kanıtlamaları gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Davacılar vekili de bu konuda 04.01.2012 tarihli dilekçesi ile delillerini bildirmiştir.
Ancak mahkemece bedelde muvazaa iddiası konusunda tarafların göstermiş olduğu delilleri toplamadan, yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırmadan tapuda gösterilen bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermiştir. Bedelde muvazaa iddiası ile açılan davalarda depo ettirilecek bedel, bu iddia doğrultusunda tarafların delillerinin toplanmasından sonra belirlenebilir.
Bu itibarla öncelikle bedelde muvazaa konusunda tarafların göstermiş olduğu delillerinin toplanması, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak sonuç itibariyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/14137, K. 2013/6375, 9 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama