KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/14562 E., 2013/6873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Eşya alacağı
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak davanın değeri itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar Verildikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava ziynet eşyalarının aynen iade veya bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile boşanma talebi ile birlikte dava dilekçesinde belirttiği ve müvekkiline ait eşyaların davalı tarafından iade edilmediği ve takılan ziynetleri de davalının alarak 2005 model Astra marka 25.000,00 TL değerinde araba aldığını iddia ederek eşyaların ve altınların aynen iadesini, bu mümkün olmadığı takdirde bedelleri toplamı olan 21.369,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (9.5.1960 gün ve 1/9 sayılı YİBK).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak oluşabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu doğabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturmaktadır (4.2.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Olayımıza gelince mahkemenin ilk kararından sonra hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Karar Yargıtay... Hukuk Dairesinin 24.11.2011 tarih ve 2010/......... sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararında davalı kocanın sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtildikten sonra bilirkişi uzman olmadığından raporu hükme esas alınamayacağından yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Ancak bundan sonra mahkeme yetersiz tanık anlatımlarına göre hüküm kurulamayacağı gerekçesi ile dosya kapsamındaki fotoğraflara göre ziynet eşyalarını yeniden tespit ettirmiştir. Yukarda da belirtildiği gibi bozma kararına uyulduktan sonra karşı taraf yönünden usulü müktesep hak doğar. Yargıtay bozma kararında altınların miktarı konusundan bir bozma yapılmamıştır. Sadece bilirkişinin altınları değerlendirmesi konusunda karar bozulmuş sair yönlere ilişkin temyiz itirazları ise reddedilmiştir. Bir başka deyişle altınların miktarı kesinleşmiştir. Mahkemece bozmadan önceki kararda belirtilen ziynetler üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/14562, K. 2013/6873, 16 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama