KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/14795 E., 2012/14714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı, hor kullanma tazminatı ve elektrik bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece kira ve elektrik bedeline yönelik alacak isteminin kısmen kabulüne hor kullanma tazminatı ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup hüküm davacı tarafından redde yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı vakfın müvekkiline ait taşınmazda kiracı iken 13.06.2008 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini, davalının 1.200 TL tutarındaki üç aylık kira borcu ile 3.000 TL elektrik fatura bedelini ödemediğini ayrıca demirbaşlarında eksik ve hasarlı teslim edildiğini belirterek toplam 8.700 TL alacağın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vakfı temsilen duruşmalara katılan şube başkanı ... davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kira alacağı ve elektrik bedeline ilişkin davanın kısmen kabulüne hor kullanma tazminatı ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfına karşı açılmış olup, uyuşmazlık vakfın davada yetkili organ ya da temsilci aracılığıyla temsil edilip edilmediği, duruşma gününün davalı vakfa yöntemine uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı vakfa ait Şubeler Çalışma Yönetmeliğinin 7.maddesinde şubelerin vakıf dışında ayrı bir hükmi şahsiyeti bulunmadığı belirtilmiştir.
Vakıf senedinin 18.maddesinde ise vakfı mahkemelerde temsil yetkisinin yönetim kuruluna veya bu kurulun görevlendireceği bir üyeye ait olacağı saptanmıştır. Olayımızda duruşma davetiyesi davalı vakfın şube başkanlığı muhatap alınmak suretiyle tebliğ edilmiş olup duruşmalara da temsil yetkisi bulunmayan şube başkanı katılmıştır. Bu durumda davalı vakıf tüzel kişiliğinin davada yer aldığından ve usulüne uygun şekilde temsil edildiğinden söz edilemez.
6100 sayılı HMK’nun 114/1-d maddesinde kanuni temsilin söz konusu olduğu hallerde temsilcinin gerekli niteliğe sahip olması bir dava şartı olarak öngörülmüştür. Şu halde mahkemece davalı vakıf tüzel kişiliğinin usulüne uygun şekilde davada yer alması sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken mahkemece, kendiliğinden (resen) göz önünde bulundurulması gereken bu usul kuralı göz ardı edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/14795, K. 2012/14714, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama