KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/15034 E., 2012/17026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
İcra Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından 25.10.2010 tarihli kira sözleşmesine dayanılarak 10.4.2012 tarihinde tahliye istekli olarak başlatılan icra takibinde aylık 400,00.- TL den 3 aylık kira bedeli 1.200,00.- TL nin tahsili isteminde bulunulmuştur.
Söz konusu takip nedeniyle düzenlenen ödeme emri davalı borçluya 11.4.2012 tarihinde “muhatap dışarıda olduğundan aynı adreste daimi çalışan işçisi Uğur Almalı imzasına” tebliğ edilmiş, davalı tarafından yasal süre içerisinde itiraz edilmemesi üzerine davacı alacaklı 17.5.2012 tarihinde icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunmuştur.
Davalı kiracı yargılamadaki savunmasında Batum’da 91 gün kaldığını, maaş kartını çocuklara bırakamadığı için ödemede gecikme olduğunu, 15.5.2012 tarihinde borcun ödendiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini beyan etmiş, mahkemece ödeme emri tebliğinin usule uygun olmadığından davalı kiracının temerrüde düşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 17.maddesi ve Tüzüğün 23.maddesinde. Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğin aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı düzenlenmiştir.
Dava dilekçesi ve duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın davalı borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği tarihte davalı borçlunun ödeme emrinin tebliğindeki iddia ettiği usulsüzlüğü öğrendiğinin kabulü gerekir. Ne varki bu tarih itibariyle tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürüp düzelttirmediğinden 11.4.2012 tarihinde yapılan tebligat kesinleşmiştir.
Bu konuda Hukuk Genel Kurulunun 30.3.2005 tarih, 2005/6-190 E-220 K. sayılı kararı da aynı doğrultudadır. Kesinleşen takip üzerine yasal sürede ödemede bulunulmadığına göre borçlu temerrüde düştüğünden tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/15034, K. 2012/17026, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama