KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/15042 E., 2012/17180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma
İcra Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkil şirket İstanbul Forum Alışveriş ve Yaşam Merkezi BI Blok adresinde bulunan 20 m2 alanın davalıya kiralandığını, taraflar arasında imzalanan 10.11.2009 tarihli kira sözleşmesinin 3.maddesinde kira süresinin 2 yıl olarak belirlendiğini, bu sürenin bitiminden sonra 17.11.2011 tarihli ek sözleşmede kira süresinin 3 ay uzatıldığını, kiralanan musakkaf olmayan bir yer olup, 6570 sayılı Kanunun uygulanmayacağının ve kiralanana Borçlar Kanunun ve İcra İflas Kanunun uygulanacağının sözleşmenin 11.1 maddesinde açıkça düzenlendiğini, üç aylık sürenin bitimi ile davalı hakkında takip yaptığını,
davalının takibe itiraz ettiğini belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili ise kira sözleşmesinden doğan davaların genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, tahliye istekli yapılan ödeme emrine süresinde itiraz ettiklerini, icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kiralananın 6570 sayılı Yasaya tabi olduğunu, taraflarca kira aktinin fesih edilmediğini, davalı tarafından davacıya verilmiş bir tahliye taahhüdü de bulunmadığını, kiracılık ilişkisinin devam ettiğini, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini, taşınmazın belediye sınırları içinde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Türk Borçlar Kanunu 327. maddesinde "Açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmiş ise, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer. Taraflar, bu durumda açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürürlerse, kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür” hükmüne yer verilmiştir.
Takibe konu edilen ve hükme esas alınan 10.11.2009 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli sözleşme ile 17.11.2011 tarihli ve 3 ay süreli ek sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.10.11.2009 tarihli kira sözleşmesinin madde 2 tanımlar başlıklı maddesinde kiralanan yerin Forum İstanbul Alışveriş ve Yaşam Merkezinde Ek III planda gösterilen B1 blok’ta yer alan 20 m2 alan olduğu ve kullanım amacının tırtıl oyun treni kurmak ve işletmek olduğu,
madde 11. Fesih başlıklı maddenin birinci fıkrasında ”Kiracı Mecurun musakkaf olmayan ve Yargıtay kararları ile 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'a tabi olmayan bir yer olduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle doğabilecek ihtilaflarda Borçlar Kanunu ve İcra İflas Kanunun ilğili hükümleri uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 10.11.2009 başlangıç tarihli sözleşme 10.11.2011 tarihinde sone erdikten sonra 17.11.2011 tarihli ek sözleşmenin hükümler başlıklı 3/1. maddesinde “taraflar, kira sözleşmesinin süresinin 17.11.2011 tarihinden itibaren üç ay daha aynı koşul ve şartlarda uzatılması konusunda mutabık kalmışlardır. Bu süre sonunda iş bu sözleşme kendiliğinden sona erer” hükmüne yer verilmiştir.
Kiralanan yer Forum İstanbul Alışveriş Merkezi içerisinde 20 m2 alana tırtıl oyun treni kurmak ve işletmekten ibarettir. Bu durumda kiralanan yerin 20 m2 alanlı olup bağımsız bir yerin kiralanması söz konusu olmadığından gayrı musakkaf taşınabilir niteliktedir. Dolayısıyla kiralananın Borçlar Kanunu genel hükümlere tabi bir yer olduğu anlaşılmaktadır.
Ek sözleşme ile taraflar arasındaki kira sözleşmesi 17.11.2011 tarihinden itibaren 3 ay uzatılmakla bu sözleşme Borçlar Kanunun 327. maddesine göre süre sonunda yanı 17.2.2012 tarihinde sona ermiştir. İcra İflas Kanunun 272. maddesine göre, icra takibi sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir aylık süre içinde 6.3.2012 tarihinde süresinde yapılmıştır.
Bu nedenle davacının süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesini istemesinde bir usulsüzlük bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/15042, K. 2012/17180, 24 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama