KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/15176 E., 2013/8273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından sözlü kira akdine dayanılarak başlatılan icra takibinde 2008 yılı 6. Ay ila 2010 yılı 3. Aylar arasındaki kira alacağı ve işlemiş faizi toplamı olarak 9576,84 TL alacağın tahsili istenmiş davalı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde itiraz ederek taşınmazda davacının oğlunun kendisine olan borcundan dolayı bila bedel oturduğunu borcu olmadığını belirtmiştir. Davacı vekili, açılan davada kira ilişkisini HUMK nun 293. Maddesi gereğince ispatlayacaklarını belirterek tanıklarını bildirmiştir. Davalı ise duruşmaya katılmamış davaya cevap vermemiştir. Mahkemece dinlenen tanık beyanlarına göre davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmaması ve davacının iddia ettiği kira sözleşmesine davalının karşı çıkması durumunda, kira sözleşmesini, sözleşmenin başlangıç tarihi, süresi ve kira parasının miktarı davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır.
Davacı sözlü kira ilişkisinin varlığını iddia etmiş, davalı takibe itirazında taşınmazda alacağına karşılık bedelsiz oturduğunu belirterek kira ilişkisine karşı çıkmış davaya cevap vermemiştir. Bu durumda davacı kira ilişkisinin varlığını, süresini, kira bedelini ve sözleşme koşullarını kanıtlamak zorundadır. Davacı, kira ilişkisini kanıtladıktan sonra davalının da varsa ödeme savunmasını kanıtlaması gerekir.
Davalı taraf açıkça muvafakat etmediğinden talep edilen yıllık kira miktarına göre kira ilişkisinin varlığının ve kira miktarının tanıkla kanıtlanması mümkün değildir.
HUMK nun 293. Maddesine göre “Usul ve füru, birader ve hemşire veya karı- koca ve kayınpeder ve valide ile damat ve gelin arasındaki,” muamelelerde tanık dinlenmesi mümkün olup her ne kadar dosya arasında tarafların nüfus kayıtları bulunmamakta ise de taraf beyanlarından amca-yeğen oldukları anlaşılmaktadır. Mahkemece tarafların yakın akraba olduklarından bahisle tanık dinlenmiş ve tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de taraflar arasında HUMK.nun 293. maddesinde belirtilen şekilde bir akrabalık ilişkisi mevcut değildir.
Ancak; davacı kiracılık ilişkisini yazılı belge ile kanıtlayamamış ise de, dava dilekçesinde tüm yasal deliller demek sureti ile yemin deliline de dayandığının kabulü gerekir. Mahkemece, davacıya kira sözleşmesi, süresi ve kira miktarı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkının bulunduğunun hatırlatılması, yemin teklif edilmesi halinde davalıya eda ettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/15176, K. 2013/8273, 13 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama