KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/15394 E., 2012/15539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, altı adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiş hükmü davalılardan ...... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalıların 582 Nolu parsele ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak Harçlar Kanunu uyarınca karar tarihi itibariyle taşınmazın satış bedeli üzerinden %09,9 harç alınması gerekirken %09 harç alınması doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının harca ilişkin üçüncü bendindeki “%09” ibaresinin çıkartılarak yerine %09,9 rakamının yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek 1086 sayılı HUMK. 438 maddesi uyarınca bu düzeltilmiş haliyle ONANMASINA,
2-Temyiz eden Davalılar vekilinin 8,612,616,1028 ve 1626 nolu parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK. 27. maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımızda; Dosyaya ibraz edilen Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1988/719 esas ve 1988/712 karar sayılı mirasçılık belgesinde tarafların miras bırakanının adı “...” olarak yazılı olmasına rağmen davaya konu olup satışına karar verilen 8, 612, 616 ve 1028 Nolu parsellerin tapu kayıtlarında ise adının “...” olarak yazılı olduğu görülmüştür. Keza dava dilekçesi ve ekindeki vekaletnamede davacının adının “...” olarak belirtilmiş olmasına rağmen 1626 nolu parselin tapu kaydında “...” şeklinde yazılı olduğu görülmüştür. Mahkemece ilgililere ait tapu ve nüfus kayıt örnekleri getirtilip incelenerek tutarsızlık görülmesi halinde çelişkinin giderilmesi ve ./..
gerekirse ilgilisine tapu kaydının tashihi için dava açmak üzere süre verilmesi ve çelişki giderildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Öte yandan 1626 nolu parselin aynı mahkemenin 2003/236 esas sayılı dosyasında da ortaklığın giderilmesi davasına konu edildiği anlaşılmakla mahkemece bu parsel yönünden davaların H.M.K’nun 166/1 maddesi uyarınca birlikte görülmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Hükmün bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/15394, K. 2012/15539, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama