KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/15632 E., 2012/14163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan Maliye Hazinesi tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, üç adet taşınmaz ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Tebligat Kanunun 11.maddesine göre, Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. Tebligat Yasasının 16.maddesine göre ise kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Buna göre kişinin geçici olarak tatil, misafirlik gibi sebeplerle bulunduğu yerde ancak kabulü halinde bizzat kendisine tebligat yapılabilir.
Tebligat Kanunu'nun 39. ve Tebligat Tüzüğü'nün 60. maddeleri gereğince kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz.
Somut olayda, davalı ...'a dava dilekçesi ve duruşma günü tebliği için 20/03/2008 tarihinde ... No:10 Şehitkamil Gaziantep adresine çıkartılan tebligat, Kardeşi ...’ın beyanına göre muhatapla birlikte ikamet ettiklerinden bahisle kardeşi ... imzasına tebliğ edilmiştir. Mahkeme verilen önceki
./..
-2-
hükmün tebliği için çıkarılan tebligat ise muhatabın taşındığından bahisle bila tebliğ iade edilmiş, bunun üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca 05/01/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Sonraki aşamalarda da davalı ...’a yine aynı adreste 7201 sayılı yasanın 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmıştır. Dava dilekçesi tebligatını alan ...’ın davacı sıfatıyla davanın tarafı olması nedeni ile Tebligat Kanunun 39.maddesi gereğince yapılan ilk tebligat usulsüzdür. Mahkemece, hüküm yukarıda belirtilen adreste Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, öncesinde geçerli bir tebligatın olmaması nedeni ile Tebligat Kanunun 35. maddesine göre yapılan tebligat da geçerli olmadığından usulünce taraf teşkili sağlandığından söz edilemez. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/15632, K. 2012/14163, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama