KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/15779 E., 2012/17408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması ve tahliye
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma
İcra Mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili için tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili, dava dilekçesinde, kira parasının ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında icra takibi yapıldığını, takibe haksız şekilde itiraz edildiğini, itirazın yersiz olduğunu, davalı borçlunun ödemede bulunmayarak temerrüde düştüğünü belirterek itirazın kaldırılması, icra inkar tazminatı verilmesi ve davalı borçlunun kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı borçlu vekili, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/1004 Esas sayılı dosyada İflasın Ertelenmesi talepli açılan davanın derdest olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iflasın ertelenmesi davasında ihtiyati tedbir kararı ile davalı hakkındaki takiplerin durdurulmasına karar verildiği, gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 179/b maddesinde "erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü müddetler işlemez.
Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınmaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda, erteleme süresince işleyecek olup, mevcut rehinle karşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır.
206'ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2012 tarih ve 2012/6-238-2012/635 sayılı kararı ile [Görüldüğü üzere, bu hükümde (İİK.nun 179/b maddesi kastedilerek) iflasın ertelenmesi kararının davalara etkisinden söz edilmemiştir. Bu durum karşısında; iflasın ertelenmesi üzerine borçlu hakkında "hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler
durur" ise de, iflasın ertelenmesinden önce yapılan (veya tedbiren durdurulan) takiplere ilişkin olarak açılan iflas davası dışındaki, itirazın iptali, borçtan kurtulma gibi takiplere ilişkin davalara, dava bir takip işlemi olmadığından erteleme süresi içinde devam edilebileceği, ancak bu davalar sonucunda verilen ilama dayanarak takip yapılamayacağı konusunda doktrinde bir görüş bulunduğu gibi (.....Borca Batıklık ve İflasın Ertelenmesi, ...., s.152), benzer konuda Yargıtay kararları da bulunmaktadır. (Y.19.H.D. 26.01.2010 gün ve 2009/2694-2010/552; Y.15.H.D. 25.02.2008 gün ve 2007/4752-2008/1114)] görüşüne yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun hükmü ve Hukuk Genel Kurulu kararına göre, iflasın ertelenmesi kararının verilmesinden sonra borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takibin yapılamayacağı, öncesinde başlamış bir takip varsa, başlayan takiplerin duracağı, iflasın ertelenmesi veya tedbir kararının verilmesinden önce başlatılan takip nedeniyle açılan itirazın kaldırılması, itirazın iptali ya da menfi tespit davalarına iflasın ertelenmesi (ya da tedbir) kararının etki etmeyeceği ancak, açılan bu davaların sonunda verilen ilamların infazını engelleyeceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan iflasın ertelenmesi ya da takip yapılmaması yönünde verilen tedbir kararından sonra yapılan takip nedeniyle itirazın iptali ya da itirazın kaldırılmasının istenmesi durumunda ise, davanın reddine karar verilmesi gerekecektir.
Somut olayda, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibi 13.1.2012 günlüdür. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/1004 Esas sayılı iflasın ertelenmesi davasında 21.2.1012 tarihinde davalı borçlu hakkındaki tüm icra ve iflas takiplerinin İİK.nun 179/b maddesine göre tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Davaya konu takibin, tedbir kararından önce başladığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile de benimsenen ve yukarıda açıklanan ilkeye göre takibin başlamasından sonra verilen tedbir kararı, davalı hakkında açılan itirazın kaldırılması ve tahliye davasını etkilemez ancak, verilecek kararın infazına engel teşkil eder. Mahkemece, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/15779, K. 2012/17408, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama