KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/15822 E., 2012/17453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş, hüküm, dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava konusu Kemer İlçesi ... Beldesi'nde bulunan 2003 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında hisseli olduğunu belirterek paydaşlığın giderilmesini istemiştir. Davalılar taşınmaz üzerindeki muhdesatları gözönüne alınarak karar verilmesini istemişlerdir.Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine,satış bedelinin 6.6.2012 tarihli ek rapora göre paylaştırılmasına karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye göre davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Satış parasının paylaştırılmasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince;Taşınmaz üzerinde mülkiyeti taraflar arasında ihtilaflı olmayan muhdesatlar bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda oran kurulmak suretiyle satış bedelinin paylaştırılmasına ilişkin olarak mahkeme kararı daha önce iki kez bozulmasına, mahkemece bozma kararlarına uyulmasına karar vermesine rağmen bozma
kararı doğrultusunda hüküm kurmadığı görülmektedir.Satış bedeli paylaştırılırken her paydaşa ait muhdesat bedeli ayrı ayrı taşınmazın toplam değerine oranlanmak suretiyle o muhdesatın tüm taşınmaz değeri içerisindeki oranı bulunarak satış bedelinden bu oranların muhdesat sahiplerine , geriye kalan bedelin ise tapudaki hisseleri oranında tüm paydaşlara ödenmesine şeklinde hüküm kurulması gerekirken taşınmazın içerisindeki her bir muhdesat yönünden muhdesata isabet eden oranların belirlenmediği ( muhdesat bedeli/ taşınmazın toplam değeri) halde paya düşen arazinin toplam değere oranlanması suretiyle oluşturulan yetersiz bilirkişi raporuna atıf yapılarak satış bedelinin paylaştırılmasına karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/15822, K. 2012/17453, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama