KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/16387 E., 2013/9085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tescili istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde fiili taksimin bulunmadığını iddia etmiş, 2001 yılında imar uygulaması sebebiyle satıcı Mustafa Yetik'in paylı mülkiyete dahil olduğunu, satıcı ...'in kullandığı kısmın ana yola bağlantısının bulunmadığından, bu kısmın paydaşlara zarar vermeksizin fiilen kullanılmasının mümkün olmadığını beyan etmiştir.
Emlakçı bilirkişi ile fen bilirkişilerin düzenlediği raporlarda, satıcı ...'in 1/6 payına isabet eden arsa payında gecekondu tarzı bina ile bunun dışında iki ayrı numaralı başka gecekonduların da bulunduğu belirlenmiştir.
Bu durumda, davalı tarafça ileri sürülmese bile mahkemece taşınmazda eylemli kullanmanın varlığı hususu re'sen nazara alınması gerekeceğinden, mahkemece bu konuda taraf delilleri toplanarak, gerekli inceleme yapıldıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Taşınmazda eylemli kullanmanın varlığının mevcut olup olmadığı hususu tartışılmadan yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/16387, K. 2013/9085, 23 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama