KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/17101 E., 2013/4201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken, bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış sebebiyle önalım hakkını kullanması T.M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17 /1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi hallerde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen ... No’lu parseldeki 100 / 428 pay taşınmazın paydaşlarından Keçiören Belediyesi tarafından 14.3.2010 tarihinde 10.250 TL bedelle davalıya satılmıştır. Davalı vekili 31.10.2011 tarihli dilekçesinde, taşınmazın paydaşları arasında rızaen taksim edildiğini belirtmiş, davacılar vekili de 21.2.2012 tarihli dilekçesi ile, müvekkillerinin taşınmazda 322 m2'lik paylarının olup, 100 m2'lik kısmında 1970'li yıllarda yapılan gecekondu nitelikli kargir yapılarının bulunduğunu, taşınmazın davacılar ve belediye arasında fiilen taksim edilmediğini ileri sürmüştür. Davalının savunmaları taşınmazın paydaşları arasında taksim edildiğine ilişkindir. Yukarıda açıklandığı üzere taşınmazın taksim edilerek kullanıldığı savunması davanın her aşamasında
ileri sürülebilir. Yukarıda ilke kararında belirtildiği gibi bu halde savunmanın genişletilmesi söz konusu olmadığından mahkemece davalının taksim savunmasına ilişkin delillerinin, varsa davacının bu konudaki karşı delillerinin sorulup toplanması, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/17101, K. 2013/4201, 12 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama