KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/17253 E., 2012/15102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tazminat
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... geldi. Ayrıca davalı vekili Av. ....da hazır. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşmalı olarak, davalı vekili tarafından katılım yoluyla temyiz etmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delilere hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir,
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili dava dilekçesinde Adana İli Yüreğir İlçesi ... mahallesi 1062 ada 251 parsel sayılı 19131 m2 yüz ölçümüne Sahip arsa vasfındaki taşınmazı önceki malik ... Yönetim ve Mühendislik Hizmetleri Limitet Şirketinden kiraladığını, kira sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere bu taşınmaz üzerine ilçe merkezine yapacağı alışveriş merkezi inşaatının hafriyatından çıkan bilirkişilerce tespit edilen 20.944.02 m3 Kum-çakıl malzemesinin stoklanmasının yapıldığını, ...
Yönetim ve Mühendislik Hizmetleri Limitet Şirketi'nin kiralanan yeri 11.3.2009 tarihinde davalı şirkete sattığını 12.3.2009 tarihli ihtarname ile bildirdiğini, taşınmazı iktisap eden davalı şirket ile görüşüldüğünü kira sözleşmesi ile ilğili bilgiler verildiğini,davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak taşınmaz üzerindeki malzeme ile birlikte satın aldığını iddia ederek kendilerine ait malzeme ile taşınmazın uç kısmında bulunan göletin doldurulduğunu, kira sözleşmesi kapsamında depolanan kum çakıl malzemesinin alış veriş merkezinin dolgusunda kullanacaklarını bu nedenle stoklandığını,
davalının bu taşınmazı kendi arazisinde kullanması ile müvekkilinin büyük zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili ise savunmasında.davanın önceki malike karşı açılması gerektiğini müvekkil şirkete karşı dava açmasının usul hukukuna aykırı olduğunu, tapu kaydında kira şerhinin olmadığını, taşınmazı olduğu gibi satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davaya konu edilen ve hükme esas alınan 14.11.2008 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi davacı ile önceki malik ...
Yönetim ve Mühendislik Hizmetleri Limitet Şirketi arasında imzalanmıştır.Sözleşmenin özel şartlarının 3/2 maddesinde” Rönesans firması Yüreğir ilçesinde yapmış olduğu alış veriş merkezi inşaatından çıkartılmış olan 30.000 m3 kumlu çakıl malzemenin stoklanması amacıyla kiralanmıştır” hükmüne yer verilmiştir.Taşınmaz kiralandıktan sonra 11.3.2009 tarihinde davalı şirkete satıldığı dosya içindeki tapu kaydından anlaşılmaktadır.Davacı şirket davalı şirketin kiralananı satın aldıktan sonra Adana 5 Asliye Hukuk mahkemesinin 2009/35 D işler dosyasında20.3.2009 tarihinde yaptırdığı tespitte,bilirkişi mimar gayrimenkul değerlendirme uzmanı ...
tarafından düzenlenen 3.4.2009 havale tarihli raporda,taşınmaz üzerinde bulunan stoklanan malzemenin, alışveriş merkezinin hafriyatından çıkan malzeme olduğu ve malzeme değerinin nakliye dahil 177.060.75 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporu davalıya tebliğ edilmiş her hangi bir itirazda bulunmamıştır.
Davacı ise bilirkişi raporuna 24.4.2009 tarihinde verdiği itiraz dilekçesinde tespit edilen bedelin az olduğunu belirtmiştir.Yargılama sırasında Mahkemece mahallinde keşif yapılmış üçlü bilirkişi heyeti harita mühendisi ...,İnşaat yük.mühendisi ..., ....mühendisi... tarafından düzenlenen 5.11.2009 tarihli raporda Adana 5 Asliye Hukuk mahkemesinin 2009/35 D.işler dosyasında hesaplanan 20.944.02 M3 malzemenin araziye serildiği ve çukurların doldurulduğunun tespit edildiğini belirterek,
malzeme değerinin piyasadaki en düşük miktardan hesaplandığında:456.529.63 TL, piyasadaki en yüksek fiyattan hesaplandığında 481.712.46 TL,ortalama fiyattan hesaplandığında 469.146.04 TL olduğu belirlenmiştir.Bu durumda tespit raporu ile keşif sonucu düzenlenen üçlü bilirkişi raporu arasında fahiş bir fark ortaya çıkmaktadır.İki rapor arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir.Öte yandan mahkemece tespit raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de tespit raporuna davacı tarafından itiraz edildiği de nazara alınmamıştır.Bu durumda mahkemece yapılacak iş;tespit raporu ile yargılama sırasında keşif sonucu alınan raporlar
arasındaki çelişkiyi gidermek için konusunda uzman bilirkişilerden yeniden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken itiraza uğrayan tespit raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/17253, K. 2012/15102, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama