KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/17799 E., 2013/3804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Menfi tespit-İtirazın iptali
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit ve itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde her iki taraf vekilleri de gelmediler. İncelemeye evrak üzerinden devam edilmiş olup, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, kira akdinin feshinin haklı olduğunun tespiti, menfi tespit ve istirdat, birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece,asıl davada kira akdinin feshinin haklı olduğunun tespiti,menfi tespit ve istirdat istemlerinin reddine,birleşen davada itirazın kısmen iptaline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edildikten sonra her iki taraf vekillerince de imzalanan 31.12.2002 tarihli dilekçe ile “temyizden feragat ettiklerini belirterek ekindeki sulh sözleşmesi gereğince davanın sonuçlandırılmasını” talep etmişlerdir. 1086 sayılı HMK.'nun 313.maddesi gereğince sulh,görülmekte olan davada,tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla yapılan bir sözleşme olup,mahkeme dışı sulh yapılması da mümkündür.
1086 sayılı HMK.'nun 314.maddesi gereğince sulh hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Bu durumda öncelikli sorun temyizden feragat edilmesi nedeniyle temyiz isteminin reddine mi yoksa taraflarca sunulan sulh sözleşmesi gereği davanın sonuçlandırılması için hükmün bozularak mahalline iadesine mi kararı verilmesi gerektiğidir.
Bu durumda hak kaybına yol açılmaması için öncelikle taraflarca sunulan sulh sözleşmesi göz önüne alınarak bu sulh sözleşmesi ile ilgili olarak yerel mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/17799, K. 2013/3804, 5 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama