KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/17861 E., 2013/1572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, paydaşlığın satılarak giderilmesine ilişkin hükümde tavzih yapılması üzerine tavzih kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1086 sayılı HUMK'nun 455 ve müteakip maddelerinde ve 6100 sayılı HMK'nun 304 ve müteakip maddelerinde hükümlerin tavzihinin hangi hallerde mümkün olduğu ve tavzihinin ne şekilde yapılacağı açıkça gösterilmiştir. Buna göre, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor veya birbirine aykırı fıkralar içeriyor ise tavzih istenebilir. Ancak, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hakim hükmünü verdikten sonra o davadan elini çektiğinden, hüküm temyiz edilip, bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacağından hükmü değiştirmesi mümkün değildir.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin kararının davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 19.06.2012 tarihli 2012/6162 esas 2012/9192 sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin onama kararı ile kesinleşen hükmün 2.fıkrasında “Satış bedelinin tapu kaydındaki paylar oranında taraflar arasında paylaştırılmasına” karar verilmiş iken, davacı vekilinin 16.10.2012 tarihli tavzih dilekçesi üzerine davalıya tebligat gönderilerek alınan cevap dilekçesi incelenerek 18.10.2012 tarihli tavzih kararı ile hükmün 2.fıkrasının “A binasının ...’ya ait olması sebebiyle binanın tüm değere oranı % 28,55 olmakla satış bedelinden bu kısmın ...’ya ödenmesine, B binasının ...’a ait olması sebebiyle binanın tüm değere oranı % 17,48 olmakla satış bedelinden bu kısmın ...’a ödenmesine,
arsa değerinin tüm değere oranı % 53,97 olmakla satış bedelinden bu kısmın ise tapu kaydındaki paylar oranında taraflara paylaştırılmasına” şeklinde karar verilerek hüküm fıkrası değiştirilmiştir.
Yukarıda açıklandığı gibi tavzih kararı ile hüküm fıkrasında taraflara yüklenen hak ve borçlar değiştirilemez. Mahkemece, satış bedelinin nasıl dağıtılacağına ilişkin hüküm fıkrasının davacı tarafın tavzih talebi üzerine değiştirilmesi doğru değildir. Ayrıca, mahkemece, 1086 sayılı HUMK'nun 456 ve 6100 sayılı HMK'nun 306. maddesinde düzenlenen tavzih usullerine uygun bir tavzih de yapılmamıştır. Esasen taraflarca satış bedelinin dağıtımı hususunda hükümde hata yapıldığı kanaati hasıl olursa tarafların sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde haklarını talep etmeleri her zaman mümkündür. Bu nedenlerle Mahkemenin usul ve yasaya uygun olmayan tavzih kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/17861, K. 2013/1572, 4 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama