KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/1910 E., 2012/3075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Yasasının 12 ve 13. Tebligat Tüzğünün 17 ve 18. maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple .. iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Olayımızda ise davacı tarafından davalıya 30.09.2009 ve 6.11.2009 tarihinde keşide edilen ihtarnameler davalı şirketin yetkili mümessillerinin hangi nedenle tebligat alamayacak durumda oldukları belirtilmeksizin, adresteki işyerinde çalışan yetkili ...imzasına tebliğ edilmiş olup, adı geçen kişinin dosyada bulunan imza sirkülerinden şirket yetkilisi olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda ihtarnamelerin Tebligat Yasası ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine göre usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği kabul edilemez ve bu şekilde yapılan tebligat hukuki sonuç doğurmayacağından ihtarnamelerin haklı olduğundan da bahsedilemez.
Davalı hakkında Ümraniye 3. İcra Müdürlğünün 2010/5132 esas sayılı dosyası ile 1.3.2010 tarihinde başlatılan takip üzerine düzenlenen ödeme emri tebligatının da Ümraniye 2. İcra Mahkemesinin 27.7.2010 tarihli 2010/922 Esas-742 Karar sayılı ilamı ile usulsüz olduğunun tespitine karar verildiğine göre mahkemece iki haklı ihtar olgusu gerçekleşmediğinden tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/1910, K. 2012/3075, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama