KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/2187 E., 2012/3551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 4 adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını ortaklardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince. Dava konusu edilen taşınmazlarda pay maliki ... mirasçıları ... ve ...’a adreslerinin temin edilememesi üzerine ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010 / 482 esas sayılı dosyasında kayyım atandığı ve davaya kayyım huzuru ile devam edilip sonlandırıldığı görülmektedir.
Ancak davalı ...’ın adresinin araştırılması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yazılan müzekkereye verilen cevapta davalının Amerika'daki adresinin bildirilmesine rağmen bu adrese hiçbir tebligat yapılmadan adı geçen kişiye kayyım tayini suretiyle yargılamaya devam edilemez.
Bu durum karşısında Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından bildirilen adrese usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, kayyım atanması yoluna gidilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/2187, K. 2012/3551, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama