KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/2440 E., 2012/13365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması, tahliye
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istemli icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece kısa kararda davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine ve % 40 icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsiline karar verilmiş, davacı alacaklının tavzih talebi üzerine de 27.12.2011 tarihli kararla gerekçeli kararın yazımı sırasında sehven unutulan % 40 icra inkar tazminatını karara ekleyerek kararı tavzih etmesi üzerine karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMUK’nun 455-459.maddelerinde düzenlenen tavzih, bir hükmün belirsiz olması ya da birbiri ile çelişkili fıkralar içermesi halinde hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulan bir yoldur.Hakim hükmünü verdikten sonra o davadan elini çektiğinden ve hüküm temyiz edilip bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacağından hükmü değiştirmesi mümkün değildir. Yine HMUK’nun 455.maddesine göre hükmün infazına kadar tavzih isteminde bulunmak mümkündür. Davanın taraflarından birinin tavzih istemesi üzerine tavzih dilekçesinin bir sureti karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı tarafın cevap süresi içinde tavzih istemine cevap verme hakkı vardır. Mahkeme tavzih incelemesini evrak üzerinde ya da gerek görmesi halinde tarafları duruşmaya davet ederek yapar.
Olayımıza gelince; davacı alacaklının tavzih istemi üzerine tavzih dilekçesinin bir sureti HMUK’nun 455 ve 456.maddeleri gereği davalı borçluya tebliğ edilmeden ve cevap hakkı tanınmadan evrak üzerinde yapılan inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, tavzihle gerekçeli karara % 40 icra inkar tazminatı eklenmesi talebi de tavzih yolu ile düzeltilebilecek bir husus olmadığından mevcut kararı değiştirmek suretiyle yeni bir karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Bu durumda mahkemece kısa kararda davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, kiralananın tahliyesine ve davalı borçlunun % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verildiği halde, gerekçeli kararda itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve kiralananın tahliyesine karar verildiğinden kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunmaktadır.
10.4.1992 gün 1991 / 7-1992 / 4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile yeni bir karar vermekten ibarettir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/2440, K. 2012/13365, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama