KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/2589 E., 2012/5754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İİK 121. maddesine göre alacaklı tarafından açılmış 1 adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş, kararı davalı ... ve ... kendi adına asaleten ... adına velayeten temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen ... Ada ... parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından ...'ün ibraz edilen ...
2. SHM'nin 2004/371-345 sayılı mirasçılık belgesine göre davada taraf olan mirasçıları dışında ... isminde bir mirasçısının daha olduğu ve davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır. ...'ün sağ ise kendisinin ölü ise mirasçılık belgesine göre varsa mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmaz paydaşlarından davalı ...'ün kısıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece adı geçenin vasisine usulünce dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edilmesinin gerektiği nazara alınmadan sonuca gidilmesi de doğru değildir.
Bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/2589, K. 2012/5754, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama