KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/3469 E., 2012/8811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 208 parsel sayılı taşınmazda 12/64 pay sahibi olduğunu, diğer paydaş ...'in 52/64 payını davalıya sattığını, satış bedelinin 30.000.-TL olarak gösterildiğini, ancak gerçek satış bedelinin 2193,75.-TL olduğunu belirterek bu bedel üzerinden önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı vekili, gerçek satış bedelinin tapuda gösterilen 30.000.-TL olduğunu ve davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Ancak davacı, tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvaaza iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen pay 208 parsel sayılı taşınmazın paydaşı ... tarafından davalıya 11.05.2007 tarihinde 30.000.-TL bedelle satılmıştır. Davacı ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçek satış bedelinin 2193,75.-TL olduğunu iddia etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir.
Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Davacı vekili mahkemece verilen süre içinde tanıklarını bildirip, dinletmek üzere duruşmada hazır ettiği halde davalı vekilinin kesin süre içinde tanık listesi verilmediği iddiası karşısında davacı vekilinin tanık dinletme isteminin reddi ile mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkı kullandırılarak sonuca gidildiği görülmektedir.
Bilindiği gibi tapudaki satış bedelinde önalım hakkının kullanılmasını engellemek için muvazaa yapıldığını iddia eden davacının bu iddiasını her türlü delille bu arada tanık delili ile de kanıtlama imkanı varken usule uygun olmadığı varsayılan işlem nedeniyle bu hak elinden alınarak eda ettirilen yemin aleyhe sonuç doğurmaz.
Açıklanan bu nedenle davacı tarafından bildirilen tanıkların duruşmaya çağrılarak dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/3469, K. 2012/8811, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama