KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/3637 E., 2012/6541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın Kaldırılması
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın kaldırılması, takibin devamına ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından yasada belirtilen sürede temyiz edilmemiş ise de, karar tebliğinin davalı vekiline usulüne uygun yapılmaması nedeniyle, temyiz isteğinin süresinde yapıldığının kabulü ile dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davalı aleyhine yapılan icra takibine, davalı vekili Avukat ...'ın 04.07.2011 günlü yetki belgesi ile yetkili kıldığı, Av.... tarafından itiraz edilmiştir. Mahkemece, dava dilekçesinin borca itiraz eden vekile tebliğ edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Ancak tebligat, davalı vekilinin Baro'da kayıtlı olduğu işyeri adresine ya da davalı şirketin hukuk bürosu adresine değil, temyiz dilekçesinde belirtildiği üzere vekilin ikamet adresinde, Tebligat Yasasının 21. maddesine göre yapılmıştır. Yapılan tebligatta, davalı vekilinin adreste bulunmama sebebi görevli tebliğ memurunca araştırılmamış ve adreste bulunmama sebebi tebligat belgesine yazılmamıştır.
Ayrıca tebligatın, davalı vekilinin adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğuna dair de herhangi bir beyan bulunmamaktadır. Bu durumda iş bu tebligatın, davalı vekiline usulüne uygun olarak yapıldığı kabul edilemeyeceğinden davada taraf teşkilinin sağlandığından da söz edilemez.
Mahkemece, dava dilekçesinin davalı vekiline usulüne uygun şekilde, tebliğ edilmesinden sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/3637, K. 2012/6541, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama