KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/4074 E., 2012/8436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalı şirket tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın davalı ... yönünden reddine davalı şirket yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların, maliki olduğu taşınmazda kiracı olduklarını 1998 yılına kadar kira paralarını ödediklerini ancak o tarihten sonra ödeme yapmadıklarını bu nedenle 01.10.2001 - 30.09.2002 tarihleri arası aylık 1500.-TL üzerinden tapudaki hissesi oranında kira bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı ... kiracı olmadığını ve husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi istemiş, davalı şirket ise taşınmazda davacı ile imzalanan 01.01.1993 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduklarını sözleşme de artış şartı düzenlenmediği gibi herhangi bir kira tespit davası açılmadığını, talep edilen kira miktarının fazla olduğunu, istenilen kira dönemine ilişkin kira bedelini ödediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece daha önce davanın davalı ... bakımından reddine ve diğer davalı şirket bakımından kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı ve davalı şirket tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 01.10.2009 gün ve 2469-7690 sayılı kararı ile, ''Kural olarak davacı kira miktarını, davalının ise ödemeyi kanıtlaması gerekir.
Davacı kira miktarının aylık 1500.-TL olduğunu iddia etmiş davalı bu miktara karşı çıkmış ancak kira miktarını belirtmeden ödeme savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece davacıya kira miktarını, davalıya ise ödemeyi kanıtlaması için H.U.M.K.nun 288. maddesi hükmü de gözönünde bulundurularak delillerini sunmak üzere süre ve imkan verilmeli; her türlü yasal delile de dayanılmış olup bunun içinde yemin delilinin de bulunduğunun kabulü ile davacının iddiasını kanıtlanması için davalıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmalı, yemin teklif etmesi halinde davalıya usulüne uygun yemin davetiyesi çıkarılarak sonucuna göre bir karar verilmesi, aksi takdirde davalının kabul ettiği bedel üzerinden davanın kabulü'' gerektiğine işaretle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar vermiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere, delillerin mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Tarafların kira bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı ile davalı şirket arasında yapılan dava dayanağı 01.01.1993 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesinde yıllık kira parası eski TL ile 2.400.000 TL olup; bu miktar TL den sıfır atılması sebebiyle 2.4 yeni TL'ye karşılık gelmektedir. Mahkemece yıllık kira parasının 2.400 TL olarak kabul edilmesi hatalıdır.
Kural olarak kira ilişkisinin varlığını ve kira miktarını ispat yükü kiralayana, belirlenen kira parasını zamanında ve tam olarak ödendiğini ispat yükü de kiracıya aittir. Mahkemece dairemizin bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma doğrultusunda işlem yapılmadığı belirlenmiştir.
Davacı aylık kira parasının 01.10.2001-30.09.2002 tarihleri arasında 1500 TL olduğunu iddia ederek payına düşen aylık 836,65 TL den toplam 10.039,84 TL nin ödenmediğini iddia etmiş davalı ise aylık kira miktarına karşı çıkmakla birlikte uygulanan aylık kira miktarını yazılı olarak net bir biçimde bildirmemiştir.
Ancak davalı şirket vekili bilirkişi raporuna itiraz başlıklı yazılı beyanında ''kira parasını her yıl belli bir miktar artırma ile davacıya ödediklerini'' bildirdiğinden gerekçede hatalı olarak kabul edildiği gibi 1993 tarihli sözleşmedeki kira bedelinin esas alınarak sonuca gidilmesi hayatın olağan akışına uygun değildir.
Bu durumda öncelikle davalıya dava konusu dönemde kira bedelinin ne olduğunun açıklatılması bundan sonra davacı ve davalıya bozma kararında belirtildiği şekilde yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/4074, K. 2012/8436, 6 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama