KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/4556 E., 2012/10447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili amacıyla, kefil aleyhine yapılan takibe, davalı kefilin itiraz etmesi üzerine itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davaya ve icra takibine dayanak yapılan 1.1.2006 başlangıç tarihli ve 6 ay süreli , 6 aylık kira bedelinin 40.680,00 USD olarak kararlaştırıldığı yazılı kira sözleşmesinin varlığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi davalı şirket, ortak Zincirleme kefil borçlu sıfatıyla imzalamış, davacı kiralayan da 28.4.2009 tarihinde davalı kefil aleyhine icra takibi başlatarak 14.235,25 TL kira alacağının tahsilini istemiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında vermiş oludğu 24.03.2010 günlü açıklama dilekçesi ile takibe konu alacağını güvenlik ve personel giderleri, elektrik, su ve doğalgaz giderleri, 1.7.2007 tarih 009891 nolu kira fatura bedeli olan 10.818,21 TL'nin toplamından ibaret olduğunu belirtmiş, kiracının 1.7.2007-31.07.2007 tarihleri arasında kiralananda oturduğu için bu sure içindeki kira bedelinin davalı kefil tarafından ödenmesi gerektiği iddia olunmuştur.
Davacı vekilinin bu beyanı ile dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu içeriğine göre davacının istemiş olduğu kira bedelinin Temmuz 2007 ayı kira parası olduğu, daha önceki ayların ödemeleri ile ilgili olarak taraflar arasında herhangi bir bir uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra kefilin yeni başlayan dönem, için kefaletinin devam edip etmediği noktasındadır.
Taraflar arasındaki yazılı kira sözleşmesinin, hususi şartlar bölümünde kefilin kefaletinin yenilen dönem içinde de geçerli olacağına ve devam edeceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Borçlar Kanunu'nun 484. maddesine göre, uzayan kira dönemi için kefilin sorumluluğunun hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının sözleşmede açıkca gösterilmesi gerekmektedir.
Bu durumda sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalayan davalı şirketin, sözleşme süresince yani 6 aylık dönem için kefaletinin devam ettiğinin, uzayan dönemler için kefaletinin devam etmediğinin kabulü gerekir.
Davacı tarafça kefaleten sorumlu olunmayan döneme ait kira bedeli ve sair alacaklar yönünden, icra takibi yapılması haksız olup, davalının icra takibine itirazı haklı olduğundan, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kira bedellerinin uzayan dönemde davalı şirket tarafından ödenmeye devam edilmesi sebebiyle, takibe konu kira ve sair alacaklar yönünden sorumlu olacağı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/4556, K. 2012/10447, 10 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama