KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/5326 E., 2012/9600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Menfi tespit
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İİK.nun 72. maddesi uyarınca açılmış olup, yapılan icra takibi nedeniyle 48.573.83 TL borçlu olunmadığının tespiti ve % 40 kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.8.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile ... Sokak No: ...'de bulunan yazıhane, büro olarak kullanılmak üzere davacıya kiralanmıştır.
Sözleşmenin özel şartlar bölümü 8. maddesinde kiracının bir yıllık olan sözleşme bitiminden dört ay önce akdi feshedeceğini noterden tahliye bildirisi ile veya fesih bildirimini mülk sahibi ...'a imzalatmak suretiyle bildirebileceği, kiracının süresi içinde tahliye ve fesih bildirimini kiralayana bildirmediği takdirde sözleşmenin ayrıca yenilenmesine hacet kalmaksızın kendiliğinden bir yıllığına uzamış sayılacağı kararlaştırılmıştır. Davalı kiralayanın ...
İcra Müdürlüğü'nün 2009 / 44885 sayılı dosyası ile davacı kiracı hakkında 17.12.2009 tarihinde icra takibi başlatarak 1.8.2008- 1.12.2009 arası aylar kirası ve işlemiş faizi toplamı 48.573.83 TL'nin ödenmesini talep etmesi üzerine, davacı tarafından takibe borcu olmadığından bahisle itiraz edilmiştir. Davacı açmış olduğu işbu dava ile de yapılan icra takibi dolayısıyla borçlu olmadığını, davalının ortağı ve yöneticisi olduğu ... İth.
İhr.Etiket San ve Tic Ltd Şti'nin bir büro odasını ticaret sicil kaydı yönünden yasal formalite gereği kiralamış göründüğünü, aslında gerçek bir kira sözleşmesi olmadığı gibi, adı geçen şirketle de aralarındaki ticari ilişkinin Aralık 2007 ayında sona ermesi üzerine kiralananın tahliye edilerek şirket merkezinin 21.4.2008 tarihinde ...'ndeki adreslerine taşındığını belirtmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından ortada gerçek bir kira sözleşmesi olmadığı iddia edilmiş ise, taraflarca imzalanmış yasal şartları taşıyan ve taraflarını bağlayan yazılı bir kira sözleşmesi bulunmaktadır. Diğer yandan davacı sözleşmenin feshedilerek kiralananın Aralık 2007 ayında tahliye edildiği iddiasında bulunmaktaysa da, davalı tarafından davacı hakkında daha önce ...
İcra Müdürlüğü'nün 2008 / 20116 sayılı icra dosyası ile Ocak- Temmuz 2008 arası aylar kirasının tahsili için icra takibi yapılmış, takibe itiraz edilmediğinden dosyada haciz aşamasına geçilmiştir. Davacının kira sözleşmesi gereğince icra takibine konu edilen dönemde kira borcu olmadığını ileri sürebilmesi için, sözleşmenin yasaya uygun şekilde feshedilip kiralananın tahliye ve teslim edildiğini kanıtlamasını gerekir.
Sözleşmede akdin feshi konusunda yasal sınırları aşar şekilde dört aylık feshi ihbar süresi düzenlenmişse de, davacının 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 11. maddesi gereğince en azından akdin bitiminden onbeş gün önce sözleşmenin yenilenmeyeceğini yazılı olarak bildirmesi, kira süresinin sonunda da kiralananı tahliye ve teslim etmesi icap eder.
Davacı ise sözleşmenin feshi konusunda bir ihtarname göndermediği gibi, kiralananın teslim edildiğine dair yazılı bir delil de sunmamıştır. Davacı şirket merkezinin başka yere taşınması tek başına kiralananın tahliye edildiğini göstermeye yeterli değildir. Bu durumda sözleşme, yasa gereği bir yıl süreyle uzamıştır.
Davalı kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davalı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapmak durumundadır.
Bu durumda davalının zararı, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Kiralanan anahtarı yöntemine uygun teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı ise kiralanan anahtarını ne zaman teslim ettiğini yazılı delille kanıtlayamamıştır.
Bununla birlikte delil listesinde kanuni diğer deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan mahkemece davacıya kiralananın tahliye edildiği tarih konusunda davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/5326, K. 2012/9600, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama