KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/5398 E., 2012/8294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili amacı ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, 12.09.2011 tarihinde yaptığı icra takibi ile 2011 Haziran, Temmuz ve Ağustos ayı kira paralarını talep etmiş, davalının, alacağın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle itirazı üzerine, açtığı itirazın iptali davasında davacı; davalının müvekkilinin kiracısı olduğunu kira akdinin 15.09.2011 tarihinde sona ermesi gerekirken davalının tek taraflı olarak akdi feshederek, 16.06.2011 tarihinde boşalttığını, müvekkilinin kiralananı, süre sonuna kadar yeniden kiraya veremediğini, bu nedenle davalının kira akdinin sonuna kadar kira bedelinden sorumlu olduğunu, belirterek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının kira akdini haksız olarak süresinden önce feshettiği, bu nedenle anahtarın teslim tarihinden itibaren kira müddetinin sonuna kadar olan kira bedelinden sorumlu olduğu belirtilerek, davalının itirazının iptaline ve %40 inkar tazminatına karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen, 15.09.2001 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi ve takip tarihinden önce kiralananın tahliye edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ayrıca davacının kiralananı teslim aldıktan sonra, icra takibi yaparak tahliyeden sonraki döneme ilişkin kira parası talep ettiği açıktır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kira akdinin süresinden önce feshedilip kiralananın erken tahliye edilmesi nedeni tazminat istenip, istenemeyeceği ve tazminat miktarına yöneliktir.
Kira sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça veya taraflarca anlaşılarak karşılıklı olarak feshedilmedikçe ve yahut haklı bir sebebin olmaması halinde, kira sözleşmesi sona ermeden, akit tek taraflı olarak feshedilemez.
Kira Sözleşmesinin sözleşmeye aykırı olarak feshedilerek kiralananın erken tahliye edilmesinde, kural olarak kiracının kiralananın erken tahliyesi nedeni ile dönem sonuna kadar olan borçlardan sorumlu olacağı kabul edilse de, kiralayanın da Borçlar Kanunun 44 ve 98/2 maddeleri gereğince zararın artmaması , yani kiralananın yeniden kiraya verilebilmesi için gerekli çabayı göstermesi gerekir.
Bu nedenle Mahkemece kiralanan yerin aynı bedel ve şartlarda ne kadar sürede kiraya verilebileceği, mahallinde bilirkişi aracılığıyla keşfen saptanarak, belirlenen süre ile sınırlı olarak kiracının ödemesi gereken tazminat tespit edilmelidir.
Somut olayda, sözleşmenin 15.09.2011 tarihinde sona ermesine rağmen, kiracının kiralananı tahliye ederek anahtarlarını 16.06.2011 tarihinde ... Noterliğine teslim ettiği, 20.06.2011 tarihinde yapılan tebliğ üzerine anahtarların 21.06.2011 tarihinde davacı kiralayan tarafından teslim alındığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kira bedelinin artması nedeni ile kira sözleşmesini feshettiğini, belirtmiş ise de, kira parasının arttırılmış olması haklı bir sebep değildir.
Bu nedenle, mahkemece öncelikle taraflar arasındaki kira sözleşmesinde, sözleşmenin süresinden önce feshine ilişkin bir düzenleme bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, bu konuda bir hüküm bulunmaması halinde, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, mahallinde bilirkişi incelemesi yapılarak, taşınmazın aynı koşullarda yeniden kiraya verilebileceği makul süre belirlenerek, bu süre ile sınırlı olarak tazminata hükmetmek gerekirken, belirtilen hususlar üzerinde durulmaksızın, dosya üzerinden alınan, karar vermeye yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/5398, K. 2012/8294, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama