KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/5542 E., 2012/10340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın İptali
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesi ile, müvekkiline miras yolu ile intikal eden ve diğer mirasçılarla birlikte hissedar olduğu taşınmazın sözleşme gereği davalıya teslim edildiğini halen ...
Lokantacılık olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkilinin sözleşme ile yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalının ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise dava dilekçesindeki açıklamaya göre davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiğini, akdin geçersiz olduğunu, müvekkilinin asıl kiralama yetkisini elinde bulunduranlar ile kira sözleşmesi akdettiğini, savunarak davanın reddi ile %40 icra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 06.10.2007 tarihli sözleşmenin pay paydaş çoğunluğu sağlanmadan yapıldığı ve tarafları bağlayıcı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve inkar tazminatına yönelik olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ve dava dışı kişilerin taahhüdü kabul edenler, davalının ise taahhüt eden sıfatı ile imzaladığı 06.10.2007 tanzim ve yürürlük tarihli, 01.01.2008 başlangıç tarihli 5 yıl süreli sözleşme ile, davalının taahhüdü kabul edenlere ayrı ayrı belirli bir miktar bedeli ödeme ile birlikte dava konusu edilmeyen başka birtakım taahhütlerde bulunduğu,
karşılığında, davacının da aralarında bulunduğu sözleşmenin taahhüdü kabul eden tarafında bulunan kişilerin ise taşınmazın davalının kuracağı şirkete kiralanmasına muvafakat edecekleri, maliki bulundukları taşınmazda taahhütte bulunanın kuracağı şirketin faaliyette bulunmasını sağlayacakları belirtilmektedir. Davalı tarafından sunulan 01.12.2007 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli, sözleşmenin ise kiracı ... Lokantacılık Gıda Sanayii Turizm Ticaret Ltd.
Şti ile kiralayan ... ve aralarında yukarıda belirtilen taahhüdü kabul edenlerin de bulunduğu 29 kişi adına vekaleten vekilleri arasında düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Medeni Kanunun paylı mülkiyete ilişkin 691.maddesi hükmüne göre kiraya verme önemli idari işlemlerden olup pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması gerekir. Belirtilen bu çoğunluk sağlanmadan malın kiraya verilmesi durumunda sözleşmenin tarafı olmayan paydaşlarca sözleşmenin geçersizliği öne sürülebilir. Elbirliği mülkiyetinde ise ortakların hepsinin icazeti gerekli olup bu koşul sağlanmadıkça, mevcut kira sözleşmesi diğer ortaklar açısından bir hüküm ifade etmez.
Ne var ki paylı mülkiyette olsun, elbirliği mülkiyetinde olsun bu koşullar temin edilmeden bir kira sözleşmesi yapılmış ise tarafları bakımından sözleşme hüküm ifade etmeye devam eder. Bu husus sözleşmeye bağlılık ilkesinin bir sonucudur. Kiralayan konumunda olan paydaş ya da ortak sözleşme ile yükümlendiği borçları ifa ettiği müddetçe davalı kiracıdan da kendi borçlarını ifa etmesini isteyebilir.
Davacı 06.10.2007 tanzim tarihli sözleşmeye dayanarak dava açmıştır. Davalı tarafından dosyaya sunulan 01.12.2007 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli sözleşme ve davacının dayandığı 06.10.2007 tarihli sözleşme birlikte değerlendirilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/5542, K. 2012/10340, 9 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama