KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/5605 E., 2012/8904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın iptali
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece kiracı hakkındaki davanın kısmen kabulüne,kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin davalı kefil hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;davacı ile kiracı arasında 15.12.2006 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalılardan ... kira sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalamıştır.
Davalı ...'ın kefaleti Borçlar kanunu’nun 486.maddesinde düzenlenen adi kefalet niteliğinde olup anılan madde hükümleri gereğince alacaklı davacı ancak asıl borçlu hakkındaki takibin kusuru olmaksızın semeresiz kalması yada borçlu aleyhine yapılacak takiplerin çok masraflı ve güç olması hallerinde adi kefile başvurabilir.
Davacı tarafından,önce kiracıdan kira bedelleri istenmeden hakkındaki takip ve dava sonuçsuz kalmadan davalı kiracı ile birlikte kefil hakkında da dava açılması doğru değildir. Her ne kadar mahkemece davalı kefil hakkındaki dava “kira aktinin 5 yıl olarak tanzim edildiği, takibe konu edilen dönemin 15/12/2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin yenilenen kira akdi hükmüne göre 3. Kira dönemine ilişkin olması ve kefil için yenilenen kira dönemi aylık kira bedelinin BK.
484.madde de belirtilen şekilde muayyen bir miktar olarak kabul olunamayacağı, bu itibarla davalı kefilden talepte bulunulamayacağı ...” gerekçesiyle reddedilmiş ise de kefil adi kefil olup davanın “Borçlar kanunu’nun 486.maddesi gereğince alacaklı davacı ancak asıl borçlu hakkındaki takibin kusuru olmaksızın semeresiz kalması yada borçlu aleyhine yapılacak takiplerin çok masraflı ve güç olması hallerinde adi kefile başvurabileceği” gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi için yeniden duruşma açılmasında fayda görülmediğinden sonucu
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/5605, K. 2012/8904, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama