KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/5740 E., 2012/9301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Tebligat Kanunu'nun 6099 Sayılı Yasa ile değişik 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir" hükmü öngörülmüştür.
Ayrıca, aynı Kanunun 3. maddesi ile eklenen ek fıkra, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmünü T.K.nun 21/2. maddesi “(Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı,
o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” T.K'nun 35/2 maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir.
Yasa hükümlerine göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılmasında yasal olanak bulunmamaktadır. Yasadaki değişiklikler 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olayımıza gelince; hüküm davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e 2012 yılında Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebliğ edilmiş olduğundan yapılan tebligatlar 6099 Sayılı Yasa ile değişik Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulsüzdür. Ayrıca, davalı ...'e ise hükmün tebliğine ilişkin tebligat parçasına dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/5740, K. 2012/9301, 20 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama