KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/6168 E., 2012/9733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tahliye
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan Ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davacı vekili, dava dilekçesinde,davalının ... Cami'nin alt katındaki dükkanda 20.07.2002 tarihinden beri kiracı olduğunu,son olarak 20.7.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalının kiracı olduğu yerin dernek faaliyetleri sebebiyle kültürel maksatlı kütüphane olarak kullanılacağını,davalıya 17.6.2011 keşide tarihli ihtar gönderildiğini belirterek, 6570 sayılı Yasanın 7/c maddesi gereğince tahliyesini talep ve dava etmiştir. Davalı,davacı ihtiyacının gerçek ve samimi olmadığını,amacın başka kişilere kiraya vermek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın dayanağı durumundaki 20.7.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiracılık ilişkisinin 20/07/2002 tarihinde başladığı, 20/07/2006 tarihinde yazılı olarak bir yıl süreyle yenilendiği ve bugüne kadar yasa gereği birer yıllık sürelerle uzaya geldiği anlaşılmıştır.
Kiralanan ... Cami'nin alt katında olup, kasap olarak kullanılmaktadır. Davacı dernek, dernek faaliyetleri sebebiyle kültürel maksatlı kütüphane olarak kullanılacağı gerekçesiyle ihtiyaç nedeniyle tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda,davacı dernek tarafından kütüphane olarak kullanılan yerin 23.20 m2, dava konusu yerin ise toplam 31.40 m2 olup daha büyük olduğunu,dava konusu yerin kütüphane vs. gibi kullanımlara uygun olduğunu bildirmiştir. Davacı,mevcut kütüphanenin dernek büro faaliyetleri içinde kullanılan bir yer olup, yetersiz olduğunu bildirmiştir.
Davacı tanıkları mevcut kütüphanenin ihtiyacı karşılamadığını,derneğe ait büronun içinde ve dar bir yer olduğunu,davacı derneğin kiralananı kütüphane olarak kullanmak istediğini belirterek ihtiyaç iddiasını doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır.
Davacı derneğin bürosu olarak kullanılan yerin keşif yoluyla belirlenen yüzölçümü 23.20 m2'dir. Bu büyüklükteki yerin davacının büro ihtiyacını ancak karşılayabileceğinin kabulü gerekir. Kütüphane ihtiyacının sosyal ve kültürel bir gereksinim olduğu, hem cami cemaatine hem de cami cemaati dışında ihtiyaç duyan diğer tüm mahalle sakinlerine hitap ettiğinden, davacıya ait bürodan bağımsız olarak bir kütüphanenin bulunması gerekliliği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Davacı derneğin aynı zamanda, din kültürünü geliştirme amaçlı kurulduğu ve bu alanda faaliyette bulunduğu olgusu dikkate alındığında, kütüphane ihtiyacının, dava konusu kiralananın büyüklüğü, bulunduğu konumu ve diğer özelliklerine nazaran samimi, ciddi ve zorunlu olduğu sonucuna varılmalıdır.
Mahkemece, bilirkişinin “keşif sırasında kütüphanede kitap okuyan herhangi bir kişi gözlenmemiştir” şeklindeki subjektif görüşünün dikkate alınması doğru değildir. Zira keşif sırasında kitap okunmaması diğer vakitlerde de okunmadığını ve ihtiyacın samimi olmadığını göstermez. Mahkemece, yukarıdaki ilkeler ve açıklamalar dikkate alınarak davacının ihtiyacının gerçek ve samimi olduğunun kabulü ile tahliyeye karar verilmesi gerekirken, soyut ve subjektif gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/6168, K. 2012/9733, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama